YB. ALİ TATAR

alitatar1

ÖĞRETMEN YARBAY ALİ TATAR

CENAZE TÖRENİNDE VERİLEN MESAJ

Kamuoyuna yansıyan iddiaya göre, Deniz Öğretmen Yarbay Ali TATAR, Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Oramiral Metin ATAÇ  ile yeni Komutan Oramiral Eşref Uğur  YİĞİT’e suikast plânlamış.

Bu yüzden, sözü edilen dava kapsamında tutuklandı, avukatları itiraz ettiler, mahkeme serbest bıraktı.

Ancak bir kere gururu zedelenmişti, psikolojisi bozuldu.

Sonra,  tekrar tutuklanmasına karar verildi.

Yarbay TATAR, suçsuz olduğuna inanıyor ve tekrar cezaevine dönmektense ölmeyi tercih edeceğini söylüyordu.

Polisler, Beylerbeyi Astsubay Okulu Tesisleri’ndeki lojmana onu götürmeye geldiklerinde, tuvalete girdi, orada sakladığı tabancayı şakağına dayadı.

Ve tetiği çekti!..

Önce, İstanbul’da Karacaahmet  Cemevi’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene bir Koramiral, Tuğamiral ve çok sayıda yüksek rütbeli subay katıldı.

Daha sonra, 21 Aralık 2009 Pazartesi günü, Ankara Kocatepe Camii’nde askeri tören yapıldı.

Buradaki cenaze törenine Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur YİĞİT ve eşi, Genelkurmay 2 nci Başkan Yardımcısı Orgeneral Bilgin BALANLI’nın yanı sıra çok sayıda da subay katıldı.

Manzarayı tekrar gözlerinizin önünden geçirin.

Yarbay Ali TATAR için Karacaahmet Cemevi’nde yapılan cenaze töreninde denizci subaylar da yer alıyor.

Yani…

Savcılar tarafından Kuvvet Komutanı’na suikast düzenleyeceği iddia edilen Yarbay’ın cenazesine Kuzey Deniz Saha Komutanı Oramiral ve üst rütbeli subaylar gidiyor, adı geçen Yarbay’ın cenazesine saygı duruşunda bulunuyorlar!..

Ertesi gün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur YİĞİT, yanına eşini de alarak, kendisini öldüreceği ileri sürülen Yarbay Ali TATAR’ın Ankara’daki cenaze törenine gidiyor, ailesine başsağlığı diliyor.

“Öldürüleceği” iddia edilen Komutan’ın eşi, “Öldüreceği” iddia edilen Yarbay’ın eşini teselli ediyor ve tören boyunca yanından ayrılmıyor.

alitatar2

Cenaze törenine Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Donanma Komutanlığı ve Güney Deniz Sahası Komutanlığı çelenk gönderiyor; törene Karacı, Havacı ve Denizci subaylardan geniş bir katılım oluyor!..

Sizce bunlar anlamlı değil mi?

Sizce, cenaze töreninde verilmek istenen bir mesaj yok mu?

Bence, bu cenaze töreni çok anlamlı ve verilmek istenen mesaj da çok açık!..

Ayrıca…

Bence…

Yarbay Ali TATAR’in elindeki tabancanın tetiğini çeken parmak, Yarbay Ali TATAR’a ait değil.

O parmak, her Allah’ın günü Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin Türk Milleti’nin gözünde küçük düşürmek için çaba gösterenlerin!

(Yazının İlk Yayım Tarihi: 22 Aralık 2009)

aakyol

 

 

***********************************

YAZIYA EK (19 Aralık 2015):

Poyrazköy davası beraatla sonuçlandı. Yani Ali TATAR da beraat etti. Savcı, kararı temyize götürmedi ve beraat kesinleşti.

24 Kasım 2015 günü, Deniz Harp Okulu’nda düzenlenen Öğretmenler Günü nedeniyle yapılan etkinlikte Öğretmen Yarbay Ali TATAR da anıldı.

Yb. TATAR’ın eşi Nilgün TATAR, etkinlikte kısa bir konuşma yaptı.

“Ali’nin arkadaşları, komutanlar, askerler,

Gecikmeli de olsa, Deniz Kuvvetleri olarak bizi bu anlamlı törene davet ettiğiniz ve Ali’nin adını yaşatma kararınız için çok teşekkür ederim.

Buraya, Ali’nin bir emanetini sizlere iletmek için geldik. Tam altı yıldır bekleyen bir mesaj bu. Ali altı yıldır sizinle karşılaşmayı bekliyordu. Hasdal’ da da bekliyordu, haksız ve hukuksuz bir şekilde ikinci kez tutuklama kararı çıktığında da bekliyordu. Olmadı. Saldırılar kendi üzerinden Denizcilere, dolayısıyla Ordu’yaydı. Ali de bu hukuksuzluğa boyun eğmedi. Kişisel ve mesleki onurunu, yaşamından bile değerli gördüğü için vücut bütünlüğüyle isyan etti. Hepinizi, öğrencilerini ve öğretmenliği çok seviyordu.

Sözü Ali’ye bırakıyorum. Size söyleyecekleri var.”

( Yb. TATAR’ın  Hakk’a yürümeden 8 gün önce “Sevgili Nilüm” hitabıyla yazdığı, ancak silâh arkadaşlarına “vasiyeti” niteliğinde olan şu mektubunu okudu)

alitatar3

“Eğer bana bir şey olursa tüm arkadaşlarıma bu mesajımı okumanı istiyorum.

Sevgili Dostlarım, Silâh Arkadaşlarım,

Ben bu satırları Hasdal cezaevinde tutuklu olarak zor şartlarda yazıyorum. Ben müthiş bir kumpasın içinde kaldım. Bir plân yapılmış, ben de bu planın bir parçası haline getirilmişim. Şuna bütün kalbinizle inanın ki, arkadaşınız hiçbir yasadışı oluşumun içinde olmadı, himaye etmedi. Bunların hepsi korkunç iftiradır. Bu oynanan oyunun ne kadar büyük ve çirkin olduğunu göstermektedir.

Benden sonra sizler benim bu duruma düşürülmemin hesabını her platformda sorunuz. Sorunuz ki, başka canlar yanmasın. Beni zayıflıkla sakın suçlamayın. Bunları ancak, yaşayan beni anlar. Ben herkes kadar dayanıklı olamadım. Şerefimin, onurumun ayaklar altına alınmasını hazmedemedim.

Hepiniz kendinize iyi bakın ve beni unutmayın, beni hatırlayın.

Tarih bu çirkinlikleri bir gün mutlaka yazacak. Ama muhtemelen ben olmayacağım. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

Hoşçakalın, sevgiler.

Bizi bu duruma düşürenlerin peşini bırakmayın. Bunlar mutlaka içimizdeler.” (Haberin tamamı için TIKLAYIN

*** 

DENİZCİ ÖĞRETMEN YARBAY ALİ TATAR  KİMDİR?

Ali TATAR,  11.02.1967 tarihinde  Ankara’da doğdu. İlk, orta ve liseyi Ankara Keçiören’de okudu. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinden mezun oldu. Burada master yaptı. 1989 da açılan sınavı kazanarak eğitim uzmanı olarak Teğmen rütbesiyle Deniz Kuvvetleri’ne katıldı.

Deniz Kuvvetleri bünyesindeki Astsubay Hazırlama Okulu ilk görev yeri oldu. Buradan atandığı Karamürsel Eğitim Komutanlığı’nda Eğitim  Plân Program Şube Müdürlüğü.  Deniz  Lisesi ve Deniz Harp Okulu Öğretim Başkanlığı bünyesinde Kısım Amirliği ile Şube Müdürlüğü yaptı.

1994 yılında yaşamını Nilüfer’le birleştiren Ali TATAR’ın Gökçen adında bir kızı oldu.

Son görev yeri olan Beylerbeyi Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığında, Okullar Eğitim Yönetim Şube Başkanlığı yapmaktaydı. Görevleri devam ederken tüm zorluklara karşın yüksek lisans ve doktora yaptı; görev yaptığı birliklerde birçok başarı belgesi ve takdirname ödüllendirildi.

05.12.2009 tarihinde Beşiktaş Adliyesinde Özel Yetkili savcılar tarafından sorguya çağrılan Dz.Yb.Ali TATAR aynı gün tutuklandı.

09.12.2009 ve 14.12.2009 tarihlerinde iki kez tutukluluğuna yapılan itiraz sonunda 16.12.2014 tarihinde tutuklu olarak bulunduğu Hasdal Askeri Cezaevi’nden serbest bırakıldı.

Savcılığın itirazı üzerine hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarıldı.

Tutuklanması öncesinde, bazı basın yayın kuruluşları ile çeşitli internet sitelerinin hakkında yapmış oldukları karalayıcı ve yıpratıcı yayınlara maruz kaldı. Bu yalan bombardımanından ruhsal olarak olumsuz yönde etkilenen Dz.Yb.Ali TATAR kurumundan ve komutanlarından beklediği hukuki ve moral desteği bulamadı. Yeniden tutuklanma kararını kabullenemedi. Bütün ikna çabaları maalesef karşılık bulmadı. Tıbbi destek alma çabalarımız engellendi. Tüm bu yaşanan sürece karşı derin bir infial hali yaşayan Dz.Yb.Ali TATAR 19.12.2009 tarihinde evinde ”Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez” diyerek yaşamına son verip Hakk’a yürüdü.

21 Aralık 2009 günü Ankara’da yapılan ve Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin yoğun katılımıyla yapılan askeri törenden sonra Karşıyaka mezarlığında toprağa verildi.

YOLCU ATEŞLE YANMAKLA YOL YANMAZ.

Hakk’a yürüyüşünün yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.

***

ALİ TATAR EDEBİYAT ÖDÜLÜ

İçinden geçtiğimiz hukuksuzluk sürecine karşı direncin en önemli sembollerinden bir olan  Yarbay Ali TATAR’ın anısına, ailesinin gelenekselleştirmeyi düşündüğü bir edebiyat etkinliği düzenlendi.

Ali TATAR Edebiyat Ödülü’nün ilki 2015 yılında “kısa öykü” dalında yapıldı.

İzleyen yıllarda ödülün, şiir, roman, deneme ve anı dallarında dönüşümlü olarak yapılması plânlanıyor.

Sonuçları 19 Aralık 2015 tarihinde ilân edilecek yarışmada dereceye giren eserler, 11 Şubat 2016 tarihinde ödüllendirilecek.

********

YAZIYA İKİNCİ EK ( 21 Aralık 2015):

Kumpas şehidi Yarbay Ali TATAR, ölümünün 6 ncı yılında ( 19.12.2015) Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Anma töreninde saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın ardından konuşan Ali TATAR’ın ağabeyi Ahmet TATAR mezar başında yaptığı konuşmada, ” Kurulan tuzaklar, söylenen yalanlar, atılan iftiralar, sahtekârlıklar bir bir ortaya çıkıyor. Bir bir maskeler düşüyor. Bu iftirayı atanlar yerin dibine de girse yine bizimle yüzleşecekler. Hesap verecekler. Üstelik bu dünyada cehennemi yaşattıkları sorgu odalarında, mahkeme salonlarında” dedi.

Ali TATAR’ın mezarının başında yapılan törenin ardından Mamak Tuzluçayır’ da Yuva Külahlı Derneği’ nde Ali TATAR için ” Can Aşı” verildi. Buradaki program kapsamında “Ali Tatar Edebiyat Ödülleri” ni kazananlar açıklandı.(Aydınlık, 20.12.2015)

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir