ANDONYAN BELGELERİ

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ ndan itibaren, Ermeni azınlığını yok etme siyaseti gütmekle suçlanmıştır..

Kimilerine göre, Osmanlı varken, “ Ermeni Katliamı” söz konusuydu.

İkinci Dünya Savaşı’ ndan sonra ise “Soykırım” sözcüğü tercih edilir oldu. Amaç, Birinci Dünya  Savaşı’ nda Ermenilerin başına gelenleri, Hitler’ in Yahudileri yok etme siyasetiyle birlikte anabilmekti.

a- andonian Osmanlılar’a, daha sonra da Türkler’ e karşı yöneltilen suçlamaların temelini 1920 yılında yayımlanan  “Documents Officiels Concernant Les Massacres Armeniens” (Naim Bey’ in Anıları: Ermeni Katliâmı ve Sürgünleri İle İlgili Resmi Türk Belgeleri) adlı kitap oluşturmaktadır.

Aram Andonian (Andonyan)(x), bu kitabını 1920 yılında Paris- Londra ve Boston’ da aynı anda ve İngilizce, Fransızca ve Ermenice yayımladı.

O zamandan beri  sözüm ona bu belgeler, Osmanlılar’ a ve Türk mirasçılarına Ermeniler tarafından yöneltilen bütün suçlamaların temelini oluşturdu.

Aram Andonyan’ın anlattıklarına göre, Halep’ te Tehcir bürosunda çalışan Naim Bey ismindeki bir Osmanlı memuru, Halep’ e  İngiliz kuvvetlerinin girmesinden sonra, o sırada Halep’ te bulunan Aram Andonyan’ a, Ermenileri yok etme emirlerini içeren bu kâğıtları iletmişti.

Kitabın içeriğine girmeden önce, kim bu Nail Bey, bir bakalım.

Naim Bey hakkında, sözü edilen kitabın dışında bir bilgi yok.

Şinasi Orel ile Süreyya Yüce, Osmanlı arşivinde yaptıkları araştırmada, Halep’ te bu isimde bir memura rastlamadıklarını belirtiyorlar.

Alman arşivinde de, bu isimde bir kişinin kaydı yok.

Tehcir yıllarında Halep’te Alman Konsolosu olan Walter Röbler, Naim Bey isminde birini hatırlamadığını belirtmiş.

Naim Bey, eğer Andonyan tarafından yaratılmış bir hayal kahramanı değilse, küçük ve sıradan bir memur olması lâzım. Bu durumda da, küçük bir memurun bu kadar gizli belgelere ulaşması mümkün olamaz.

Bu durumda ortaya mutlaka aydınlatılması gereken bir konu çıkıyor: Sözü edilen kitaptaki anılar Naim Bey isimli birine mi ait, yoksa Andonyan bu sözüm ona evrakı  kendisi mi yarattı ?

Andonyan’ın  bu (sözüm ona) ele geçirdiği evrakla oluşturduğu kitabın içeriği şöyle:

İngiliz Vikont Gladstone’un tüm Osmanlı tarihini suçlayan yazısı,

Sözü edilen belgeler,

Naim Bey’in anı olarak yazdığı kısımlar,

Andonyan’ın anıları,

Ek olarak Armin T. Wegner’in ABD başkanı Wilson’a Türkleri şikayet eden mektubu,

Osmanlı ile yapılacak Sevr Antlaşması için Osmanlı devletini bitirme talepleri.

İngilizce baskıda, aşağıdaki kişilere ve kurumlara ait olduğu söylenen, metin içine dağıtılmış 48 resmi Osmanlı Belgesi yer almaktadır.

KİŞİ/KURUMLAR:

Dahiliye Nazırı/Talât Paşa (Belge Sayısı: 30)

Halep Sevkıyat Komisyonu Başkanı Abdullah Nuri Bey (Belge Sayısı: 8)

Halep Valisi Abdülhaluk Bey (Belge Sayısı: 3)

İttihat ve Terakki Fırkası (Belge Sayısı: 2)

Harbiye Nazırı Enver Paşa (Belge Sayısı:1)

Dahiliye Nezareti (Belge Sayısı: 1)

Deir Es Zor Bölgesi Valisi Zeki Bey (Belge Sayısı: 1)

Antep Valsi Ahmet Bey (Belge Sayısı:1)

Diğer (Belge Sayısı:1)

Bu  sözde belgelerin bazıları tam değil; bazılarında tarih, bazılarında sayı, bazılarında ise her ikisi de eksiktir. Belgelerin yaklaşık yarısı bu açıdan hatalıdır.

Aram Andonyan tarafından yayımlanan kâğıtların aslı hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır. Kitapta  14 (sözde) belgenin fotokopisi yayımlanmıştır; asılları hakkında bilgi istendiğinde, Andonyan bunların  kayıp olduğunu ileri sürmüştür. Bugüne kadar da hiçbiri bulunamamıştır.

Belgelerin sahte olduğunu kabul edenler, Şinasi Orel ve Süreyya Yüce’nin  araştırmasının yeterince ikna edici olduğunu belirtiyorlar.

Günümüzde sadece bir Türk yazar, 1999 senesinde İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu isimli kitabında, bir otantik telgrafın var olduğunu ve Andonyan belgeleriyle kelimelerinin özdeş olduğunu yazmıştı. Andonyan belgeleri hakkında yeni araştırma sunacağını bildirmişti. Bugüne kadar ne o özdeş olan telgrafı ne de araştırmasını açıkladı. (Wikipedia)

Konu hakkında Avusturyalı Prof. Dr. Erich Feigl’ in değerlendirmesi şöyledir:

“Muhtemelen belgeler, sahteliği ispatlanamasın diye imha edilmiştir. Ancak, Andonyan kâğıtları imhâ ederken o kadar bariz hatalar işlemiştir ki, sahtekârlığı asılları  olmadan da açığa çıkarmak mümkündür.” (Feigl. S. 125)

Aram Andonyan’ın kâğıtlarının sahteliğini kanıtlamanın en kolay ve tartışmasız yöntemi, tarihlerine bakmaktır.Bir örnek  vermek gerekirse, Andonyan, Halep Valisi’ ne daha henüz  oraya atanmadan önce, henüz İstanbul’da yaşadığı bir tarihte belge imzalatmıştır.

Andonyan, Rumi tarihi  Miladi tarihe çevirmesini bilmediği için de, çok büyük hatalar yapmıştır.(Kanaatimce, halen Türkiye’de toplumun yüzde 99’u da bu çevirmeyi yapamaz.)

“Musa Dağı’nda 40 Gün” yazarı  Franz Werfel’in de tuzağına düştüğü Aram Andonyan’ın sahte belgeleri açısından, bu tarih değiştirme işlemi çok önemlidir.

Ayrıca, “Andonyan Belgeleri” nin ve Osmanlı hükümetinin  gerçek belgelerinin numaralanışı arasındaki fark açısından  şu olguyu da akıldan çıkarmamak gerekir.  Gelen ve giden evrak numarası her zaman 1 Mart’ tan başlatılır ve 28 Şubat’ ta sona erdirilirdi. (Rumi takvimin son günü, yeni yıl 1 Mart’ tı.)

Aram Andonyan, tarih konusunu tam bilmediği için, hem evrakların tarihinde hem de evrakların numaralanmasında büyük yanlışlıklar yapmıştır.

Andonyan’ın  bu sözde belgelerinden birine kısa bir göz atalım:

BELGE 1

“Esirgeyen ve bağışlayan yüce Allah adına,

Adana Delegesi Cemal Bey’e.

18 Şubat 1331 ( 2 Mart 1916)

İttihat ve Terakki Fırkası’nın siyasi hayatına son verebilecek biricik güç Ermenilerdir ve Kahire’den aldığımız son haberlere göre Taşnaksudyun, Fırka’ya nihai bir darbe vurma hazırlıkları içindedir.

…Cemiyet, ülkeyi bu lânetlilerin (Ermenilerin) emellerinden kurtarmaya  ve bu olay yüzünden Osmanlı İmparatorluğu’nun rezil olma sorumluluğunu yüklenmeye karar vermiştir. Bir intikam eylemini bir başkasının izlediği geçmiş talihsiz olayları unutamayan cemiyet (geleceğe umutla bakarak), Türkiye  toprakları üzerinde yaşayan tüm Ermenileri son adama kadar imha etmeye karar vermiştir. Cemiyet, bu konuda hükümete geniş yetkiler tanımıştır.

Hükümet, vali ve ordu komutanlarına kıyımı yürütmek için alınacak önlemler konusunda gerekli bilgiyi verecektir.”

Bu karmakarışık açıklamaları pek iyi okunamayan bir imza izlemektedir.

Andonyan’ın bu en önemli belgesinin orijinal Fransızca baskısında 18 Şubat 1331 olan tarihinin, İngilizce baskısında 8 Şubat 1331 olduğunu da eklemeden geçmeyelim.

Burada yapılan tarihi hatayı belirtelim.

Tarih hesaplamaları kurallarına göre 18 Şubat 1331’in karşılığı, Gregoryen takviminde 2 Mart 1916’dır. Zira, 1916 yılı Şubat ayı 29 çekiyordu.

Fransızca baskısında ileri sürüldüğü gibi 28 Mart 1915 günü olmadığı gibi, İngilizce  baskısında öngörüldüğü gibi 25 Mart 1915 günü de değildir.

Başka bir deyişle, verdiği tarihin doğru olması için Andonyan’ın 1330 yazması gerekirdi, 1331 değil !..

Ayrıca, 2 Mart 1916 günü yazılan bir mektup, dokuz ay önce başlatıldığı söylenen olaylar için talimat niteliği taşıyamaz!..

Bunun bir sahtekârlık değil, bir rastlantı olduğunu ya da resmi makamların dalgınlığından kaynaklandığını düşünenler, Andonyan’ın koleksiyonundaki 2 numaralı belgeyi inceleyince durumun hiç de böyle olmadığını hemen anlayacaklardır.

Koleksiyondaki ikinci belgenin 25 Mart 1332 tarihini taşıması gerekirdi. (25 Mart 1915), oysa “belge”, 25 Mart 1331 tarihini taşımaktadır.  Sahtekârın Osmanlı takvimi hakkında çok az şey bildiği, hesaplamadaki inceliklerden hiç haberi olmadığı çok açıktır.

Tarihçi Şinasi Orel ve Süreyya Yücel, 1984 yılında Aram Andonyan’ın  sahte belgeleriyle  ilgili olarak etraflı bir bilimsel araştırma yayımlamış ve başarısız sahtekârlıkları (yüzlerce) en ince ayrıntısına kadar teker teker açığa çıkarmışlar; sahte tarihlerden  taklit edilen imza örneklerine, hatta hiçbir Müslüman’ın mektupta yazmaya cüret edemeyeceği “Bismillah” gibi yüze göze bulaştırılan sözcük kullanımına kadar her şeye tek tek eğilmişlerdir.

Sahte Andonyan belgelerinin en iğrenç bölümlerinden biri de- psikolojik olarak çok etkileyici- “katliâmın genişletilmesi, özellikle çocukları da kapsaması” ile ilgili bir  bölümdür.

Bu tür bir örnek vermek gerekirse:

BELGE 4:

“Bu, Dahiliye Nezareti’nin 502 sayılı ve 3 Eylül 1331 (16 Eylül 1915) tarihli şifreli telgrafının çözülmüş kopyasıdır.

Daha önceden yalnızca erkeklerle ilgili olarak verilen talimatların kadınları ve çocukları da kapsayacak şekilde genişletilerek en güvenilir kişilerin bu konuyla görevlendirilmesi tavsiye edilir.

Dahiliye Nazırı Talât

Not:

Abdullah Nuri Bey’e, 5 Eylül Jandarma komutanıyla görüştünüz mü?

Vali

Mustafa Abdülhalik”

imza

İmzayı büyük görmek için tıklayın.

Vali’nin imzasının taklit edilmiş olması, hem de pek açık bir biçimde, bir yana, Andonyan bu telgrafı kaleme alırken bağışlanamaz bir hata daha işlemiş, savrukluğunun adeta kurbanı olmuştur.

Mustafa Abdülhalik diye bir valinin, ne 3 Eylül’ de, ne de 5 Eylül’ de Halep’ teki idari dosyalarla bir işi olabilirdi; çünkü o zamanın valisinin adı Bekir Sami Bey idi. Mustafa Abdülhalik, Eylül başlarında henüz İstanbul’ daydı. Halep’ teki görevine 10 Ekim 1915’ te atandı.

Osmanlı arşivlerinde Halep Valisi Bekir Sami Bey’ e hitaben 3 Eylül 1331 tarihli bir telgraf bulunmaktadır. Ancak Andonyan’ ın kafadan attığı gibi  sayısı 502 değil, 78’dir.

Şimdi, Prof. Dr. Erich Feigl’in, Ermeni Zorian Enstitüsü Başkanı Dr. Gerard Libaridyan ile Massachusetts’teki  bürosunda yaptığı görüşme hakkında yazdıklarını hatırlayalım:

“Ev sahibim  Dr. Libaridyan sık sık ‘Aram Andonyan Belgeleri’ ne değindi. Doğal olarak, Dr. Libardiyan’ın da bu belgelerin sahte olduğunu bildiğini düşündüğümden, bu konuda herhangi bir söz söylemeyi de gereksiz buldum. Ortada, en azından benim açımdan, üzerinde durulacak o kadar çok konu vardı ki… Ancak, Dr. Libaridyan nedense Aram Andonyan’ ın kitabından ve belgelerinden kopamıyordu. En sonunda dayanamadım ve atıldım:

– Ama, Doktor Libaridyan, bu Andonyan belgelerinin sahte olduğunu siz de en az benim kadar bilirsiniz!

Onun bu itirazıma kısa ve yalın biçimde cevap verirken takındığı yüz ifadesini hiçbir zaman unutmayacağım.

“And ?”

“Eee?” Evet, bu cevabı hiçbir zaman unutmayacağım. Çoktandır başka stratejilere dalmış, dünün karını (belli bir propaganda amacı taşıdığı sürece) asla kapısının önünden  temizlemeyen, kendiliğinden  tarihin içinde boğulmuş ve o haliyle bile – belki de- kuyuyu yeniden zehirlemeye kalkışan birinin soğuk değil, hayır yalnızca önemsemez bir tavırla verdiği cevaptı.

Terörü kışkırtan ve idealist düşünceli, heyecanlı gençliği mantıksız güdüler ve amaçlarla ziyan eden Ermeniler çok ufak bir azınlık. Ne gariptir ki, bu kışkırtıcıların bizzat kendileri de güçlü kukla oyucularının, daha doğru  bir deyişle “Satranç oyuncuları” nın iplerinde sallanmaktalar ve büyük güçlerin oyununda oradan oraya sürülen piyonlardan başka bir şey değildir.” (Feigl, s. 12)

Tarih bilmi, geçmişte meydana gelmiş olayları, belgelere dayanarak açıklayan bir ilim dalıdır.

Belgelerle araştırma yapmak, şüphesiz objektif yaklaşımın bir gereğidir.

Günümüzde, parlamentolarında Birinci Dünya Savaşı sırasında Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığını kabul eden devletler, tarihi gerçekleri bir yana bırakarak, tarihten gelen bir kini, ya da iç politik kaygılarla, tüm demokratik değerleri göz ardı ederek sürdürmeye devam etmektedirler.

ATATÜRK Diyor ki:

“TARİH YAZMAK, TARİH YAPMAK KADAR MÜHİMDİR. YAZAN YAPANA SADIK KALMAZSA DEĞİŞMEYEN HAKİKAT İNSANI ŞAŞIRTACAK BİR MAHİYET ALIR.”

SON SÖZ: Doğru ve gerçek olmayan bilgiden (bilerek)  yola çıkan ve okuyanları (bilerek) yanıltan kişi, ya sahtekârdır, ya da ahlâksız!..

NOT:

Aram Andonian (Andonyan), 1879 yılında İstanbul’un Kazancı semtinde doğdu. Dzağig [Çiçek] ve Luys [Işık] adlı haftalık gazetelerin editörlüğünü yaptı. Roman ve öykü yazan yazarın mizahi eserleri de vardır. Andonyan okullar için ders kitapları da yazmıştır. 1915’ten sonra Fransa’ya yerleşerek 1928-1951 yılları arasında Paris’teki Nubaryan kütüphanesinin (Milli Ermeni Kütüphanesi) müdürlüğünü yaptı. 23 Aralık 1951 yılında Paris’te öldü.Usta bir polemikçi olarak tanınır. “Balkan Savaşı” isimli bir de kitabı vardır.

KAYNAKLAR:

DADRAİN, Vahakn N.: The Naim-Andonian Documents on the World War I Destruction of Ottoman Armenians: The Anatomy of a Genocide. International Journal of Middle East Studies, Cambridge University Press. Vol. 18. 1986.

FEİGL, Prof. Dr. Erich ,  “Bir Terör Efsanesi”, İstanbul, 1987 (Geniş şekilde yararlanılmıştır.)

GÜRÜN Kâmuran, Ermeni Dosyası, Ankara, 1983.

HALAÇOĞLU, Prof. Dr. Yusuf, “Ermeni Tehciri ve Gerçekler”, Ankara, 2001.

HALAÇOĞLU, Prof. Dr. “Sürgünden Soykırıma Ermeni İddiaları”, İstanbul, 2006.

OREL, Ş- YÜCE, S-“Ermenilerce Talât Paşa’ya Atfedilen Telgrafların Gerçek Yüzü”, Ankara, 1983.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Andonyan_Belgeleri

(Yazının İlk Yayım Tarihi: 22 Nisan 2015)

aakyol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir