ASKERÎ SAĞLIK SİSTEMİ VE GATA

Bedensel ve ruhsal sağlığı tam olmayan hiçbir ordunun savaşamayacağı bir gerçektir. Savaşan her askerin yegâne güvencesi, yeterli askerî sağlık hizmetidir.

Muharebe sahasında en temel faktör, muharip unsur olan askerdir ve elbette askerin sahip olduğu üstün moral gücüdür.

Askerî bir harekâtta muharip insan gücü ve onun moralinin muhafazası için lojistik desteğin hiç aksamaması gerekir. Lojistik destek içinde ise hasta ve yaralı tahliyesi lojistik plânların en hassas bölümünü oluşturur.

Bunun için etkin bir Sıhhiye Hizmet Desteği ve Tahliye zinciri gereklidir.

Muharebede birinci hatta yaralanan bir asker, tezkereci sıhhiye erleri tarafından mevzilerin hemen gerisindeki “Sargı Yeri” ne götürülür.

Burada Sıhhiye personeli tarafından ilk tedavisi yapılan asker ya cepheye geri gönderilir ya da uygun bir sıhhiye aracı ile Tabur’ un “ İlk Yardım İstasyonu” na tahliye edilir.

Burada da Sıhhiye personeli tarafından tedavisi yapıldıktan sonra ya cepheye geri gönderilir ya da Tugay’ ın “ Sahra Sıhhiye İstasyonu” na sevk edilir.

Bu istasyonda acil müdahaleyi gerektiren yaralılar “ 30 Yataklı Seyyar Cerrahî Hastanesi” nde tedavi edilir ve gerekirse ameliyat edilir.

İşlem sonunda hasta ve yaralılar ya birliğine geri gönderilir ya da daha gerideki “Yurt İçi Sahası” na ya da daha gerideki “Menzil Sahası” ndaki “Asker Hastaneleri” ne sevk edilir.

Hasta ve yaralı tahliye sistemi muntazam işler ve kademelerde yığılmaya asla izin verilmez.

***

Türk Silâhlı Kuvvetler personeli, Askerî Sağlık Sistemi ve Tahliye Zinciri’ nin en tepesinde gelişmiş teknoloji ve personelinin yüksek bilgi birikimi ve deneyimiyle Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA)’ nin olduğunu bilir ve bu güvenceyi yaşar. Sağlık ve Tahliye Sistemi’ nde GATA, aşağıdaki basamaklar için bir güvencedir.

GATA’ nın uzun süre komutanlığını yapan Emekli Tümgeneral Prof. Dr. Ömer ŞARLAK, GATA’ nın önemini özetle şöyle anlatıyor:

“Yüz on sekiz yıldan beri devletimiz, milletimiz, TSK ve insanlığa kesintisiz ve eksiksiz sağlık ve eğitimi ve hizmetleri sunan, Silâhlı Kuvvetlerimizin sağlık alanında tek danışma organıdır.

Ülkemizde pek çok fakültenin kuruluşunda Gülhane’ nin öncü ve yapıcı rolü vardır. Ülkemizde eğitime açılan ilk tıp fakültesi olan İstanbul ve daha sonra kurulan Ankara tıp fakülteleri Gülhane’ nin bağrından çıkmış ve bugünkü gelişmişliklerine ulaşmışlardır.

Bugün şehit ve gazilerimizin yakınlarının ve Silâhlı Kuvvetler personelinin yararlandığı ülkemizin ilk hastane oteli Gülhane tarafından 1991 yılında hizmete sunulmuştur.

Tıbbi aletlerin bakım, onarım ve kalibrasyonunu( ölçümleme)  gerçekleştiren Biyo- Medikal Merkez, ilk kez GATA bünyesinde geliştirilmiştir.

Yüz on dört devletin üyesi olduğu uluslararası Askerî Tıp Komitesi Başkanlığı’ nın merkezi Belçika’ da Liege şehrindedir. Üye olan 114 devletin hepsinin ordularında askerî hekimlik, pek çoğunda askerî hastane ve Askerî Tıp Akademisi veya merkezleri vardır.

Nükleer, kimyasal ve biyolojik savaşın gerçekleri hiçbir ordu ve millet tarafından göz ardı edilemez.

Hava ve uzay hekimliği, deniz ve sualtı tıbbı, harp cerrahisi gerçeğini, çoklu yaralardaki cerrahî ve sonrası bakımı ancak deneyim kazanmış askerî hekimler yapabilir.

Gülhane Askerî Tıp Akademisi’ nde, önemi nedeniyle 200 yataklı Psikiyatri ve Askerî Psikiyatri Anabilim Dalı Hastanesi vardır. Bu hastanenin % 25’ i askerî psikiyatrik suçlular için tutuklu merkezi olarak hizmet veriyordu. Bu konuya eğilmiş ve kazanımlar elde etmiş bir başka sağlık kurumu da ülkemizde yoktur.” ( Hürriyet, 30 Eylül 2016)

***

Günümüzde, 31 Temmuz 2016 gün ve 29787 sayılı resmî Gazete’ de yayımlanan “OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI VE MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME” KHK/ 669 ile “Sahra Sıhhiye Hizmet Desteği” ve “Tahliye Zinciri” bozulmuş; yılların deneyimi ve birikimi göz ardı edilmiş; muharip birlikler emir- komuta sistemi dışında kalan sivil unsurlarla verimli işletilemeyeceği belli olan bir sisteme/ uygulamaya yönlendirilmiştir.

***

Ulusal basında yer alan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla, Hava Kuvvetleri’ndeki pilotların ayrılmaları gibi askeri doktorlar arasında da ayrılanların sayısı giderek artmaktadır.  Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasından önce, FETÖ örgütlenmesinin yarattığı baskı ve başka nedenlerle GATA’dan ayrılan öğretim üyesi sayısı 100’e yakındır. 15 Temmuz’dan sonra FETÖ bağı nedeniyle ihraç edilen GATA öğretim üyesi sayısı 60, uzman doktor sayısı ise 40 civarındadır. Ayrıca askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devrinden sonra kendi isteğiyle ayrılan 40 civarında askeri doktor vardır. Toplam olarak 240 civarında öğretim üyesi ve uzman doktor sisteminden ayrılmış durumdadır.( Hürriyet, 28 Eylül 2016)

***

669 sayılı KHK ile GATA, Sağlık ve Tahliye Zinciri’nden çıkarılmış; aşağıdaki basamaklar için bir güvence olma vasfını kaybetmiştir. Tahliye sisteminin üst kat muhatabı yoktur.

Askerî hastanelerin Sağlık Bakanlığı’ na bağlanmasından sonra yaralı askerlerin tedavi göreceği hastanelerin güvenlik sorunları ortaya çıkmıştır. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı’ nn açıklamasına göre: Bundan sonra TSK’ dan devralınan Diyarbakır ve Şırnak gibi terör olaylarının yaşandığı yüksek riskli bölgelerdeki hastanelerin güvenliği, askerler tarafından sağlanacaktır.( Aydınlık, 12.11.2016)

Kent içi güvenlikten Emniyet Müdürlüğü sorumludur. Silâhlı Kuvvetlerin, kendisiyle hiçbir bağlantısı olmayan kent içindeki bir hastanenin emniyetinden geçici veya sürekli sorumlu olması, ilerde çeşitli sorunlar doğurabilir.

Herhangi bir kent içinde örneğin Şırnak’ ta, bir asker yaralı varsa gideceği hastanede emniyet alınacak, hasta ve yaralı asker yoksa o hastanede emniyet alınmayacak gibi bir durum mu oluşacaktır?

Askerî doktorluk yerine ikame edilmeye çalışılan (Yeni Sistem) formül, hem fizikî tedavi hizmetleri hem de askerin moral motivasyonu için olumsuz etkiler yaratmaya başlamıştır.

Mevcut uygulama devam ederse bir süre sonra askerî hekimlik tarihe karışacaktır.

T.S.K, yangın, deprem, sel felâketi vb. durumlarda da yardımcı olmaktadır. Sağlık personeli elinden alınmış bir T.S.K, bu gibi durumlarda görevini yapamaz.

Askerî sistemde sağlık hizmeti, askerî birlikle birlikte cephede başlar; sistem basamak basamak ilerler; en üstte de GATA vardır. Askerî hekimler de, bu sistem içinde basamak basamak yükselirler. Bu sistem bozulduğuna göre, halen bu birliklerde görev yapan Üsteğmen- Yüzbaşı rütbelerindeki askerî hekimlerin geleceği belirsizdir.

Gelecekte yurt dışı göreve gidecek askerî birliklerin askerî hekime duyacağı ihtiyaç ortadadır ve bu ihtiyaç sözleşmeli sivil hekimlerle sağlanamaz.

Savaş yaralanmalarını ve savaş cerrahisini sivil bir hekim değil, ancak askerî bir hekim tedavi edebilir.

GATA’ da Genel Cerrahi içinde ayrı bir Savaş Cerrahisi bölümü vardı; burası sivil hekimlerle çalışamaz, ayrı bir uzmanlık ister.

Askerî hekimliğin kaldırılması, askerin psikolojisini allak bullak etmiş olabilir; zira askerin psikolojisini sadece askerî hekim anlar.

***

Ulusal basında KHK/669 ile askerî sağlık sistemi bozulup yeni bir düzenlemeye geçilmesi aleyhinde yazılar yayımlanmaya başlayınca, Sağlık Bakanlığı’ nca, 28 Eylül 2016 günü şöyle özetlenebilecek bir açıklama yapıldı:

“Askerî hastaneler verimsiz çalışan hastanelerdi, doluluk oranları çok düşüktü. Sağlık Bakanlığı bu hastaneleri devraldıktan sonra kısa bir zamanda doluluk oranları iki kat arttı. Role-1 ve Role-2 diye ifade edilen ilk iki sağlık hizmeti kademesinde yine askerî doktorlar görevlerini sürdürecekler. Ancak bundan sonra tıp fakültelerinden askerî doktor olarak bir mezuniyet olmayacak. Buna karşın yeni sivil mezunlar ile eski sivil mezunlar arasında T.S.K’ nın ihtiyacı olduğunda sözleşmeli doktorlar olarak T.S.K’ ya hizmet verebilecekler. Ankara’ da GATA’ nın hastane hizmeti, Gülhane Hastanesi olarak devam edecek. Tıp Fakültesi bölümü ise şu anda kurulmuş bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde, Tıp Fakültesi olacak. İstanbul’ daki Haydarpaşa Hastanesi ise Abdülhamit Hastanesi olarak isim değişikliği ile hizmete devam edecek. Elbette harp cerrahisi, askerî psikiyatri gibi hizmetler deneyim ve özel uzmanlık gerektiren alanlardır. Eğer ihtiyaç varsa, bu alanlarda yan dal olarak tıp fakültelerinde biz de eğitim verebiliriz.”( Hürriyet, 29 Eylül 2016)

***

Sözleşmeli sivil hekimlerin askerî birliklerde, askerî hekimler gibi yararlı olabileceğini düşünmek çok büyük yanılgıya neden olabilir. Bu durum özellikle bir savaş durumunda Silâhlı kuvvetlerin muharip niteliğini engeller.

Yeni uygulamayla, Role-1 ve Role-2’ deki ast rütbelerdeki askerî hekimlerin geleceği belirsizleşmiştir. Örneğin bir Tabur’ da bulunan hekim Üsteğmen, Albay olana kadar aynı yerde mi görev yapacaktır?

Sağlık Bakanlığı’ nın açıklamasında yer alan, “Askeri hastaneler verimsiz çalışan hastanelerdi” ifadesini anlamakta doğrusu güçlük çekiyorum.

Sağlık Bakanlığı’ nın açıklamasına GATA eski komutanlarından Emekli Korgeneral Hayri GÜNER’ in verdiği yanıt oldukça ilgi çekicidir; ulusal basında yer alan bu yanıtın bazı bölümlerini kısaca hatırlamak yararlı olacaktır:

“TSK sağlık sisteminin birinci kademesi kıta tabipleri tarafından yerine getirilir. Bu tabipler koruyucu ve tedavi edici tedavi yanında kışlanın gıda kontrol müfrezelerinin olmadığı yerlerde hijyen şartlarının kontrolü, rehberlik ve danışmanlık hizmetinin tıbbi desteği ve 2004 yılında Sağlık Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokole uygun olarak Üreme Sağlığı ve Aile Plânlaması konusunda bakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı arsındaki protokolün imzacıları dönemin Sağlık Bakanlığı adına müsteşarı olan ve halen Ak Parti milletvekili olan Sayın Necdet ÜNVAR, Genelkurmay Başkanlığı adına şahsımdır.

Kıta tabipleri sahrada sargı yerinden başlayarak sıhhî tahliye ve tedavi sisteminde rol alırlar ve sıhhiye bölük, tabur, seyyar cerrahi hastanelerinde görev  yaparlar. Bu tabipler sağlık hizmeti yanında görev aldıkları sıhhiye birliklerinde emir ve komuta hizmeti yapmaktadırlar. Takdir edileceği gibi bu görevlerin askeri bir disiplin içerisinde ve 24 saat esasına göre belirli bir eğitim ile yerine getirilmesi gerekmektedir.

Askerî hastaneler Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin yurt sathında yayılmış olması dikkate alınarak muhtelif yerlerde kurulmuştur.  Bu hastaneler kuruldukları bölgelerdeki Silâhlı kuvvetler ünitelerinin ihtiyaçları dikkate alınarak çeşitli konularda ihtisaslaşmışlardır.

Deniz Birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Deniz ve Sualtı Hekimliği,

Hava birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Hava ve Uzay Hekimliği konusunda,

OHAL bölgesindeki hastaneler Harp Psikolojisi ve Harp Cerrahisi konusunda ihtisaslaşmış ve uygun tıbbî cihazlarla teçhiz edilmiştir.

Eskişehir’ de bulunan askeri hastane bünyesinde pilotların fizyolojik eğitimini sağlayan bir merkez bulunmaktadır.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin sağlık personeli ihtiyacını karşılayan eğitim kurumudur. GATA bünyesinde Tıp Fakültesi, Yüksek Hemşirelik Okulu ( lisans düzeyinde eğitim vermiştir, mezunları bir dönem subay olarak istihdam edilmiştir), Astsubay Meslek Yüksek Okulu ( öğrencileri Acil Tıp Teknisyenliği ortak programını takiben branş eğitimi programı takip etmektedir) ve Ankara ve İstanbul Haydarpaşa’ da eğitim ve araştırma hastanesi bulunmaktadır. GATA Komutanlığı’ nda yapılan eğitimler dekan emir komutasında çeşitli kuruluşlar tarafından YÖK tarafından belirlenen esaslara göre yapılmaktadır.

TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi öncelikle terör mücadelesinde yaralanan ve sakat kalan gazilerin tedavisi ve tedavi sonrası ömür boyu bakımlarını sağlamaktadır. Bu merkez gazi tedavisinde dünya çapında bir tıbbi tecrübeye sahip olmanın yanında terörle mücadelede görev almış personelin idari personel olarak görevlendirilmesi sonucu gazilerle duygu birliğine dayalı tedavi uygulamaktadır. Bu merkez GATA 100. Yıl Fidanlığı içerisindeki Gazi Uyum Evi ile gazilerin ve aile fertlerinin rehabilitasyonuna katkı sağlamaktadır.

Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ ın  (Hürriyet Gazetesi) gazetenize gönderdiği açıklamasında her alan hususlar tam olarak doğru değildir. Hastanelerin doluluk oranları ile ilgili bilgi gerçeği yansıtmamaktadır.  GATA eğitim ve araştırma hastaneleri ile askeri hastanelerde yönetmeliklerde belirtilen kontenjanlara uygun olarak döner sermaye vasıtasıyla sivil hastalar da tedavi edilmektedir.

Askerî hastanelerin doluluk oranları Genelkurmay Başkanlığı’ nca inceleme konusu olmuş ve askeri hastanelerden sivillerin daha fazla oranda istifadesini mümkün kılacak şekilde Sayın AKDAĞ’ ın bakanlığı döneminde yapılan koordine sonucu yönetmelik değişikliği yapılarak  sivillerin istifade edeceği oranlar konusunda talep doğrultusunda değişiklik yapma yetkisi  Genelkurmay Başkanlığı’ na verilmiştir. Emekli olduğum tarihe kadar bu oranların arttırılması yönünde Sağlık Bakanlığı’ nın bir talebi olmamıştır.

Sayın AKDAĞ gönderdiği cevapta askeri hastanelere sahip ülkelerin bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri olmayan ülkeler olduğunu söylemiştir. Bu bilgi doğu değildir. Görevim gereği bulunduğum Fransa’ da Paris’ te bulunan Val de Grace Askeri Hastanesi’ nin GATA benzeri olduğunu, Hospital des Armees adlı hastanelerin bizdeki askeri hastanelerin karşılığı olduğunu söylemem yeterli olur zannediyorum. Amerika daki, Almanya’ daki, İngiltere’ deki askerî hastanelerin durumu kamuoyunun malumudur.

Sayın Bakan harp cerrahisi ve askeri psikiyatri gibi deneyim ve uzmanlık isteyen konularda kazanılmış yetenekleri görmezden gelmektedir. GATA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde bulunan intiharları önlemek zere kurulmuş sistemi hiç dikkate almamaktadır. Kamuoyu asker intiharları ve alınması gereken tedbirler hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmalıdır.

TSK, Balkan Askeri Tıp Komitesi’ nin kurucusu ve lideridir. Bu komitenin faaliyetleri Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından sağlanan kaynakla yürütülmektedir. Kimyasal harp ve özellikle toksikoloji alanında yapılan çalışmalar büyük oranda askeri sağlık hizmeti kapsamındadır. Bu hizmetin sivil sağlık kuruluşları tarafından yürütülmesinin pratik bir faydası olmayacaktır. ( Hürriyet, 1 Ekim 2016)

KANAATİMCE:

Askerî sağlık sisteminin çökmemesi için GATA ve askeri hastaneler tekrar askerî sağlık sistemine dâhil edilmelidir.

Dünyada her ordunun mutlaka askerî doktoru ve Askerî Sağlık Sistemi vardır. Askerî doktor, aynı zamanda askerdir, subaydır; tıp eğitiminin yanında askerlik eğitimi de almıştır. Askerî doktorluk, sivil doktorluktan ayrı bir meslektir. Askerî doktor, askerle birlikte cephede yetişir, deneyim kazanır. Askerî doktor ile sivil doktor, askeri hizmetlerin ön plâna çıkacağı hizmetlerde birlikte mütalaa edilemez.

Bir yerde hata varsa, orada düzeltme yoluna gidilir; akılcı olan budur!

Örneğin, rütbeye göre muayene sırası olması, general ve amirallere ayrıcalık tanınması gibi konuların düzeltilmesi gerekir.

SON SÖZ:

Prof. Dr. Ömer ŞARLAK: “ Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve askerî hekimlik Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin ve ulusumuzun mutlak ihtiyacıdır.” (Hürriyet, 30.Eylül 2016)

Gülhane Askerî Tıp Akademisi için ayrıntılı bilgi isteyenler aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirler.

http://www.ahmetakyol.net/gulhane-askeri-tip-akademisi/

KAYNAKLAR:

GATA’ dan emekli olan Prof. Dr. Ali ŞEHİRLİOĞLU’ nun Açıklaması ( Hürriyet, 28.9.2016)

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep AKDAĞ’ ın Açıklaması ( Hürriyet, 29.9.2016)

GATA eski komutanlarından Prof. Dr. Emekli Tümgeneral Ömer ŞARLAK’ ın Açıklaması ( Hürriyet, 30.9.2016)

GATA Haydarpaşa eski komutanlarından Emekli Tümgeneral Tarık ÖZKUT’ un Açıklaması ( Aydınlık, 12.11.2016)

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Alper CİHAN’ ın Açıklaması ( Aydınlık, 12.11.2016)

Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi eski komutanlarından Emekli Tümgeneral Doğu SİLAHÇIOĞLU’ nun Açıklaması ( Sözcü, 7.12.2016)

(Yazının İlk Yayım Tarihi: 16 Aralık 2016)

aakyol

 

One thought on “ASKERÎ SAĞLIK SİSTEMİ VE GATA

  1. Yazıyı okurken aklıma Suriye' de çarpışan askerlerimiz geldi: acaba askerimizin arkasında sahra hastanesi var mı? Yoksa neden? 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir