Ben Her Şeyi Biliyorum

İki  velet karar vermişler, bütün büyüklerin hayatlarında sakladığı en azından bir büyük sır var.

Bir tanesi bu varsayımı denemeye kalkmış..

“Anne ben her şeyi biliyorum.”

Annesi:

“Tamam anladım, al su 1 milyonu babana hiçbir şey söyleme” demiş.

 Ufaklık çok memnun, babasına gitmiş:

 “Baba ben her şeyi biliyorum!”

Babası:

“Sus tamam, al su 5 milyonu, annene hiçbir şey söyleme” demiş.

Bizimki zevkten dört köse, bütün büyüklere isleyen bir sistemi keşfetmenin  keyfiyle…

Ertesi sabah kapı çalınmış postacı gelmiş, ufaklık açmış kapıyı:

“Postacı  amca ben artık her şeyi biliyorum.”

Postacı dizleri üzerine çöküp, kollarını iki yana açmış:

“Madem öyle, gel bakalım baban sana bir sarılsın!”

*** 

SURİYE İŞGALİ

Suriye meselesi hayli uzamış, geçen uzun yıllarla da iyice çözülmez bir hal almış, Türkiye’ye mülteci girişleri tekrar durdurulmuş. Bu arada nöbetteki komutan sınıra hayli yaklaşan 4 Suriyeli’yi görür görmez megafonla “Durun. Nereye doğru geliyorsunuz?” diye bağırmış,

Suriyeliler durup “Türkiye’yi işgale geliyoruz. Anlamadınız mı?” diye karşılık vermişler. “Nee?? Hah hah hah! 4 kişiyle mi istila edeceksiniz burayı?” demiş komutan gülerek. “Yok..” demiş Suriyelilerden biri, “Kardeşim biz sınırın bu tarafında kalan son 4 kişiyiz. Gerisi sizin orda zaten!”

***

BAŞKANIN YATAĞI

Amerika Başkanlık seçiminden 1 gece önce Mitt Romney karısının yanağından bir makas alıp “Yarın gece ABD’nin Başkanı ile yatağa gireceksin, sakın unutma emi!” demiş gülümseyerek. Ertesi gece sonuçlar açıklandıktan sonra karısı “Ee nasıl olacak bu iş?” demiş asık bir suratla geceliğini giyerken, “Barack mı buraya gelecek, yoksa ben mi böyle direkt Barack’a gideceğim?”

***

DOKTOR

Kadın aile doktoruna giderek kocasının kendisine karşı cinsel ilgisinin kalmadığını, bu konudan şikayetçi olduğunu söylemiş. “Mmmm..” demiş doktor ve önündeki dosyaya yorumunu yazmış: “Erkekte cinsel soğukluk var. Ama adamın gözlerinde hiçbir problem olmadığı net olarak anlaşılıyor.”

***

KAPAN

Çiftçinin kümesine tilkiler dadanınca kapan almak için trenle şehre inmiş, bu malzemeleri satan hırdavatçının adresini biraz vakit kaybederek bulmuş. Birazdan kalkacak aynı trenle köyüne dönebilmek için “Bana kafes tipi kapan lazım. Ama büyük olsun lütfen” demiş telaşla. “Ne kadar büyük?” diye sormuş hırdavatçı. “İşte en büyüğünden” demiş çiftçi, “Biraz çabuk olursanız, treni yakalamam lazım da.” Tezgahtar “Hop.. Hop.. Hop.. Ve de yuh!” demiş, “Kardeşim o kadar da büyüğü yok ki bizde!”

***

BÜYÜK PATRON

O gece holdingte geç saatlere kadar çalıştım, saat gece 9 oldu, “Evrak parçalama makinesi”nin yanında, elinde bir dosya kağıdıyla birden “Büyük patronu” gördüm. Gözlerime inanamadım. Kalbim yerinden fırlayacaktı. “Bu makine nasıl çalışıyor biliyor musun?” diye bana sordu, “Sekreterlerim gitmişler, ben de hiç bilmiyorum.” Sesim titreyerek “E..Evet efendim..” dedim, elinden kağıdı alıp makinenin dişlilerinin arasına yerleştirdim ve düğmeye bastım. “Teşekkür ederim” dedi, “ Sadece iki kopya istiyorum!”
***

ÇİNLİ MİSİN?

Yılbaşında bir bara girdim, gecenin geç saatlerine doğru sürekli yanımda dikilip duran Çinli adamın omzuna dokunup “Kung-fu, karate, ju-jitsu gibi dövüş sanatlarını biliyor musun?” diye sordum. “Kavgadan anlamam” dedi, “Çinli olduğum için bunları bana soruyorsun değil mi?” diye de bozuk attı. “Yok” dedim, “Deminden beri benim biramı içip duruyorsun, ‘Bas git şuradan kimden otlanırsan otlan çekik gözlü serseri!’ diye şarlayacağım da gerekirse seni rahatlıkla dövebileceğimden emin olmak için sormuştum..!”

***

KURBAĞA

Gölde balık avlarken yemim bitti, etrafta aranırken bir su yılanının ağzında yayın balıklarının bayıldığı bir yem olan yeşil kurbağayı gördüm.

Ağzında bir kurbağa ile beni ısırmayacağını düşündüğüm yılanı ensesinden tuttum ve kurbağayı ağzından çekip aldım. Tekrar suya bırakırken beni ısırmasın diye de cep viskimden hayvanın ağzına iri bir-iki yudum boşalttım, o yutkunup dururken kurbağayı yem yapıp misinamı göle fırlattım.

Biraz sonra aynı su yılanı gülen gözlerle bana geri geldi… Bu sefer ağzında 2 kurbağa vardı. Yaşam ne güzel değil mi?..

***

SAĞLIKLI YAŞAM

– Kimyasal gübrelerle yetiştirilmiş,suni ilaçlarla renklendirilmiş, üzerine ilaç püskürtülmüş sebzeleri ağzıma koymuyorum. Hormonlu etler, tavuklar mutfağımdan içeri giremez.

– Bu tip beslenme şekliyle kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

– A.. Abi.. Acayip açım abi..

*** 

DENEY

– Efendim, laboratuvar dersinizdeki gözlemlerime göre bu ilginç türün 20 ayağı olmasına rağmen maalesef yürüyemiyor.

– Yavrum saçmalama..! Kırkayağı ikiye bölmüşsün günah.

*** 

ÖDEV

Öğretmen küçük kızın resim ödevine baktıktan sonra “Yavrum annenin yaşı kaç?” diye sormuş. “40 öğretmenim” diye cevap vermiş küçük kız. “Bunu öğrenmem iyi oldu tatlım” demiş öğretmen küçük kızın yanağını okşayarak, “Bundan sonra sana ödev olarak ‘Ona uygun konular’ vereyim de kadıncağızın canı sıkılmasın..!”

*** 

AYNUR

Babacığım, haklısınız, karım Aynur evlendikten sonra epey kilo aldı ama ondan bahsederken lütfen sürekli ona “Su Aynuru” demeyi bırakır mısınız?.

*** 

EN SON MODA İN’LER OUT’LAR

Out: Ali topu at

İn: Ali Umre’ye git

Out: Ayşe ip atla

İn: Ayşe türban tak

Out: Eğitim şart

İn: Cuma şart

Out: Noel Baba

İn: Rüyadaki ak sakallı dede

Out: Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak

İn: Cumhuriyet Bayramı’nda düğüne gitmek

Out: 19 Mayıs’ta spor gösterisi

İn: 19 Mayıs’ta üşümek

Out: Çanakkale’de Mehmetçik destanı

İn: Çanakkale’de gökten inen melekler destanı

Out: Teröristleri etkisiz hale getirmek

İn: Kaçakçıları etkisiz hale getirmek

Out: İtirafçı PKK’lılardan istihbarat almak

İn: İsrail Heron’larından istihbarat almak

Out: Gazetecinin soru sorması

İn: Gazetecinin soru sormaması

Out: Gazeteci dayanışması

İn: Gazetecileri gammazlamak

Out: Çekinmeden eleştirebilmek

İn: Yalakalık yapmak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir