BİR ÇEVRE DÜŞMANI

Çevreye zarar veren en önemli etkenlerden biri de, bitkisel atık yağlardır.

19.4.2005 tarih ve 25791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’ne göre:

Bitkisel Atık Yağ: Rafine sanayinden çıkan soap-stock’ları, tank dibi tortuları, yağlı toprakları, kullanılmış kızartmalık yağları, çeşitli tesislerin yağ tutucularından çıkan yağları ve kullanım süresi geçmiş olan bitkisel yağları,

Atık Yağ: Bitkisel atık yağları,

Soap-Stock: Bitkisel ham yağların rafinasyonunda serbest yağ asitlerinin kostik ile nötralizasyonu ve yıkama sonrasında ayrıştırılan yan ürünü,

Kullanılmış Kızartmalık Yağlar: Yüksek sıcaklık altında okside olmuş, tekrar kullanımı sağlık açısından uygun olmayan kızartma yağlarını,

Tank Dibi Tortu: Yağ üreten tesislerin ham bitkisel yağ depolarında dibe çöken ve yağ ihtiva eden tortuları,

Yağlı Toprak: Yemeklik bitkisel yağ rafinasyonu sonucu ortaya çıkan yağlı toprakları, ifade eder.

Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin 8 nci ve 24 ncü maddeleri aynen şöyledir:

“…Madde 8 — Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler;

a) Yetki sahasında bulunan lokantalar, sanayi mutfakları, oteller, tatil köyleri, motel ve yemekhaneler, hazır yemek üretimi yapan firmalar ile diğer yerlerde gerekli denetimleri yaparak kullanılmış kızartmalık yağların kanalizasyona dökülmesini önlemekle,

b) Sınırları dahilinde kullanılmış kızartmalık yağ üreten işletmelerin lisanslı geri kazanım tesisleriyle veya valilikten geçici depolama izni almış toplayıcılarla yıllık sözleşme yapmalarını sağlamak, buna ilişkin kayıtları ilgili valiliğe bildirmek, sözleşme yapmayanlara gerekli cezai işlemi uygulamakla,

c) 2008 yılından itibaren kullanılmış kızartmalık yağların hanelerden toplanması için gerekli sistemi kurmak, halkı bu konuda bilgilendirerek atık yağ toplama faaliyetlerini 2008 yılı itibariyle başlatmakla, ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.

Madde 24 — Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5272 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen cezai işlemler uygulanır.”

***

Adı geçen yönetmelik istekleri kapsamında bir çalışma var mı, yok mu bilmiyorum. Benim bu yazıyı yazmamın nedeni toplumu konu hakkında aydınlatmak.

Bilindiği gibi 1 litre atık yağ 1 milyon litre içme suyunu kirletebilmektedir. Arıtılmayan atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu; ortamdaki, başta balıklar olmak üzere diğer canlılar üzerinde büyük tahribata yol açar.

Kullanılmış yağlar lavaboya döküldüğü zaman dren sistemine sıvanır, kanalizasyon borusu içindeki atıkların yapışmasına, zamanla borunun daralmasına ve giderek tıkanmasına neden olur.

Kanalizasyona dökülen atık yağlar diğer atıkları tutar ve kanalizasyon sisteminin kullanılmaz hale gelmesine sebep olurlar. Böylece atık su arıtma tesislerine zarar verir ve işletme maliyetini artırır.

Bu durumu göz önüne alan bazı kentlerimizde, bitkisel atık yağlar biyodizele dönüştürülüyor ve kanalizasyon sistemi ile arıtma tesislerine verilecek zararın en aza indirilmesi için azami gayret gösteriliyor.

Kısacası, sürdürülebilir bir yaşam ve yaşanabilir bir çevre yaratmak kolay değildir, özel bir çaba gerektirir.

Çevre kirliliğinin önlenmesi için atılan her adım ve her çaba, toplumun yararınadır.

Unutulmamalıdır ki doğa insansız olabilir ama, insan doğasız yapamaz.

Her şey olup bittikten ve doğa elden çıktıktan sonra dövünmenin de bir anlamı olmaz.

http://www.yalovamiz.com/article.php?id=3551&archive_list=2&t=Bir_%C3%87evre_D%C3%BC%C5%9Fman%C4%B1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir