BİR SEÇİM DAHA SONA ERDİ

Seçimlerin yenilendiği 1 Kasım, son derece manidar tesadüfle,

1922’de Saltanatın Kaldırıldığı ;

1928’de Yeni Harflerin Kabul edildiği günlerin yıl dönümüdür.

TBMM, 1 /2 Kasım 1922 gecesi Saltanat’ı kaldırırken, 1 Kasım gününü Bayram olarak kabul etmişti.

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra, seçimin yenilenmesi gündeme gelince,  devlet yöneticilerimiz nereden bulduklarını ve belirlediklerini asla bilemeyeceğim şekilde 1 Kasım gününü  telâffuz  etmeye başladılar; daha sonra da Yüksek Seçim Kurulu, 1 Kasım günü seçimin yapılacağını bildirdi.

Yüksek Seçim Kurulu, bu tarihi kendi mi buldu, yoksa belirtilen ya da işaret edilen günü onaylamayı mı seçti, bilmiyorum. Elbette vardır bir bildikleri…

Masaya yazımı yazmak için oturduğumda (Saat 19 00), televizyonda seçim sonuçları veriliyordu, ilk doneler gelmeye başladı, sonuç zannediyorum aşağı yukarı belli gibi… Nedense hiç şaşırmadım. Tahminim zaten bu yöndeydi.

Adetten olduğu üzre, birkaç satırla da olsa gündemden söz etmek gerekiyor.

Benim hayatım boyunca herhangi bir siyasî partiye bağlılığım olmadı.

Halen kendi siyasî düşüncelerime yakın ve faaliyetlerini beğendiğim bir parti yok. Elbette vatandaşlık görevimi biliyor ve gereğini yapmaktan kaçınmıyorum.

Seçim sonuçlarının ülkeye hayırlı olmasını ummaktan başka elimden bir şey gelmiyor.

Umarım iç ve dış politikada, benim kişisel kanaatime göre, tamamen yanlış olan politikalar düzeltilir ve güzel ülkemiz çağdaş ve modern ülkeler seviyesine ulaşır.

Umarım ülkemizde refah, insan haklarına saygı, ifade özgürlüğü artar; hukuk ve adalete olan sonsuz güven diğer ülkelere örnek olur.

Emniyet unsurları zaten teröristlerle etkin bir şekilde mücadele ediyor, umarım devlet tüm organlarıyla terörle mücadelede başarılı olur; siyasî rant uğruna tavizler verilmez!

Umarım:

Birleştirici ve uzlaştırıcı olmak yerine, farklılıklar politize edilerek çatışmalar tırmandırılmaz.

Mezhep kimlikleri siyaset konusu yapılarak oy tabanları bloklaştırılmaz.

Ayrımcılığı reddeden anlayış, rağbet ve kabul görür.

Ortadoğu’da din ve mezhep çatışmaları tırmanırken, Türkiye’de din ve mezhep ayrımcılığı körüklenmez.

İktidarda olanlar ve muhalefet, görünürde yaşanan realite ile gelecekte olabilecekleri (kişisel hırs ve talepleri göz ardı ederek) doğru olarak değerlendirir.

Umarım güzel ülkemiz bir bütün halinde, birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşanan, kimsenin ötelenmediği, dışlanmadığı, ayrışmanın ve kindarlığın son bulduğu bir HUZUR ÜLKESİ olur.

UMARIM!

Seçim sonuçlarını aşağıdaki bağlantıdan takip edebilirsiniz.

http://www.trtsecim.com

http://www.cumhuriyet.com.tr/genel_secim_2015_1_kasim/cihan

aakyol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir