Ermeni Terörü ( 4 Mart)

4 Mart 1981 günü, Fransa- Paris’te, Türkiye Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Reşat Moralı, Din Görevlisi Tecelli Arı ve Anadolu Bankası Temsilcisi İlkay Karakoç, hep birlikte Moralı’nın  bürosundan çıkıp çevrede park ettikleri otomobile bindikleri sırada, bir suikasta uğradılar.

İki Ermeni terörist, yanlarına yaklaşarak arabaya ateş açtı.

İlk isabeti Tecelli Arı aldı.

Moralı ve Karakoç, kaçmaya başladılar.

Bir kahvehaneye sığınmak isteyen Moralı, kahvehanenin sahibi tarafından dışarı çıkartılınca, teröristin kurşunlarıyla şehit oldu. Karakoç ise kurtulmayı başardı. Teröristler bir çok kişinin gözleri önünde kaçtılar. Ağır yaralı olarak hastahaneye kaldırılan tecelli Arı, bütün ihtimama rağmen kurtarılamadı.

Bu olay, insanda Ermeni terörünün nasıl ortaya çıktığını çağrıştırıyor. Esasen Ermeniler, Türk Kurtuluş Savaşı’na kadar toplu katliâm eylemleri yapmışlar, uzun bir süre suskun kaldıktan sonra, 1973’ten itibaren Türk diplomatlarını hedef almaya başlamışlardı.

Ermeni terör mirasını öncelikle JCAG (Justice Conmandos of the Armenien Genocide) yani  (Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları) almıştı. JCAG’ın uzmanlık alanı, Türk diplomatlarının ve ailelerinin öldürülmesiydi.

ASALA ise (Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia) yani (Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Kurtuluş Ordusu) Ermeni Sosyalist Cumhuriyeti’nin parçası olmayı ideal sayan, Doğu Anadolu’nun da bu devletçe ilhak edilmesini amaçlayan bir terör örgütüydü.

Günümüz Ermeni terörünün kısır döngüsü, 1973 yılının Ocak ayı başladı. ABD California’da, Karakin Yanıkyan isimli 78 yaşında bir Ermeni, 17 Ocak 1973 günü, Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile Konsolos  Bahadır Demir’i, Santa Barabara’da bir otelde çaya davet etti.

Hiçbir şeyden şüphelenmeyen iki diplomat, bu nazik daveti kabul ettiler.

Karakin Yanıkyan, bu davette, iki konuğunu acımasızca öldürdü. Yakalandı, ölüme mahkum edildi, ancak hastalığı sebebiyle serbest bırakıldı.

Böylece, Türkiye Cumhuriyeti diplomatlarına karşı ilk saldırı ve bireysel terörizm olarak nitelendirilebilen bu iki kişinin öldürülmesi olayı, bir seri cinayetler zincirini başlattı ve örgütlü Ermeni terörüne örnek oldu.

Terör eylemleri, yurt içinde ve yurt dışında Türk hedeflerine, 1985 yılına kadar yoğun bir şekilde devam etti.

Burada dikkati çeken bir diğer husus, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası  Ermeni saldırılarının plânlı şekilde yoğunlaşması…

1974 yılı Aralık ayında, Atina’daki gazetelerde(Yunan- Amerikan Derneği)’nin, Rumlar’la Ermenileri işbirliğine davet eden bir bildirisi yayınlandı. 1975 yılında aynı bildirilerin yayını devam etti. Ermeni terörist eylemleri de böylece giderek gelişti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir