FATİH SULTAN MEHMET VE PATRİKHANE

6 Ocak günü, Fatih Sultan Mehmet’in Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni açtırmasının yıldönümü… Fatih, İstanbul’un fethinden sonra, 6 Ocak 1454 günü, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni yeniden açtırmıştı.

Patrik, Grekçe “Pater” den geliyor. İngilizce Father, Fransızca Le Pere gibi “baba “ anlamında…

Patrik: Hıristiyan kiliselerinde, tarihsel ve onursal üstünlüğü bulunan bazı piskoposlukların ruhanî başkanının taşıdığı unvandır.

Fener_Rum_PatrikhanesiFener Rum Ortodoks Patrikhanesi

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, Ortodoks Kilisesi’nin tarihsel bakımdan en üstün sayılan piskoposluğudur.Merkezi İstanbul’da Fener semtindeki Aya Yorgi Kilisesi’nde bulunduğu için Türkiye’de Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak tanınır.

IV. ncü yüzyıl sonlarından günümüze ulaşan inanışa göre, Byzantion’da ( Günümüzde İstanbul; Romalılar kenti ele geçirince Lâtince Byzantium olarak adlandırdılar; İmparator Constantinus 330’da kenti Roma İmparatorluğu’nun başkenti yapınca önce Neo Roma/Yeni Roma, daha sonra Konstantinopolis/ Konstantin’in Şehri  olarak anıldı.) Hazreti İsa’nın havarilerinden Aziz (Apostol) Andreas (Andrew), İS. 38’de kurdu. Andreas’ın müritlerinden Stachys ( 38- 54), ilk Piskopos idi.

Aziz Adreas_ Aziz Stachys

Aziz Andreas ile Aziz Stachys

İmparator Constantinus I (280- 337)’un, Roma İmparatorluğu’nun başkentini Roma’dan Byzantium’a (sonra Constantinopolis) taşımasıyla buradaki Piskoposluk, Başpiskoposluk düzeyine yükseltildi. İlk Başpiskopos da Aziz I. Paul (337- 339) oldu.

Byzantium’daki kilise, daha önce Heraklia Perinthos Metropolitliği’ ne bağlıydı; Konstantinopolis başkent olunca, bu metropolitlik yeni Başpiskoposluğun yetki alanına girdi.

381’de I. Konstantinopolis Konsili toplandı; bu konsilde Konstantinopolis piskoposluğunun Roma piskoposluğuyla eşit haklar taşıdığı karara bağlandı.

451’de Khalkedon (Kadıköy) Konsili, Konstantinopolis piskoposluğunun bu konumunu onaylayarak Balkanlar ve Anadolu’daki geniş bir bölgeyi de onun yetki alanına soktu.

VI. yy.da piskoposun resmî unvanı “Konstantinopolis ya da Yeni Roma Başpiskoposu ve Ekümenik Patrik” oldu.

Hıristiyanlık Doğu Avrupa’nın büyük bölümüne (Bulgaristan, Sırbistan, Romanya, Rusya) Konstantinopolis’ten yayıldı.

Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki siyasal ve dinsel çekişme 1054’te iki kilisenin sırasıyla Ortodoks ve Katolik adlarıyla birbirinden kesin biçimde ayrılmasıyla sonuçlandı.

1204’teki IV. Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis’in Lâtinler’in eline geçmesi üzerine ekümenik patriklik Nikaia’ya (İznik) taşındı. 1261’de Konstantinopolis geri alınınca patriklik tekrar başkente getirildi.

Patrikliğin, siyasal amaçlarla Doğu ve Batı kiliselerini birleştirmeye çalışan bazı Roma (Bizans) İmparatorları’na karşı mücadele etmesi, karışıklıkları ve ayaklanmaları desteklemesi, imparatorluğun gitgide artan Osmanlı baskısı karşısında zayıflamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

İstanbul Osmanlılar tarafından fethedildiğinde, son patrik II. Athanasios, iki kilisenin birleşmesine karşı çıktığı için görevi bırakmış, yerine atama yapılmamıştı.

İstanbul’un fethinden sonra Sultan II. Mehmet, Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasındaki çatışmayı canlı tutarak Hıristiyan dünyasındaki bölünmeden yararlanmaya çalıştı. Ortodoks Rum cemaatinin yeniden düzenlenmesini ve yeni bir patrik atanmasını emretti. Patriğin yetki alanını, Doğu patrikliklerini ve Balkan ülkelerini içine alacak biçimde genişletti, onu Osmanlı Devleti sınırları içindeki bütün Ortodoksların temsilcisi olarak tanıdı.

Fatih’in emri üzerine kilisenin ve Rum toplumunun önde gelen isimleri Georgios Kortesios Skholariosk’u seçtiler.

Gennadios_II_and_Mehmed_II

Fatih Sultan Mehmet ile Gennadios II

Fatih Sultan Mehmet de, 6 Ocak 1954 günü, Georgios Kortesiso Skholarios’un Patrikliğini, II. Gennadios unvanıyla  onayladı.( Fatih, S. Runciman’ın da belirttiği gibi, bütün Ortodoksları Patriklik idaresinde birleştirmekle, bunları Venedik ve Cenevizlilerin tahakküm ve istismarından kurtarmış, iktisadi bakımdan yükselmelerini sağlamıştır.) (Bk. The of Constantinople, London, 1955, s.8)

II. Mehmet’in bir beratıyla geleceği güvence altına alınan Patrik, devlet törenlerinde vezirlere eşit tutuldu. Bu karar göre, Gennadios’tan sonra patrik seçilecek olanlar da aynı ayrıcalıktan yararlanacak, vergi vermeyecek, yeniçeri çorbacılarından kurulu bir muhafız birliğince korunacaktı.

Alphonse de La Martin’in olayı hikaye edişi ilgi çekicidir:

“ …Özel kıyafetiyle ve büyük bir gösteriş içinde Saray’a gelen Patrik Gennadios Skholarios, rahiplerden oluşan bir kortejin ortasında, Sultan’ın elinden Patrik atandığını gösteren fermanı aldı. Fatih Sultan Mehmet kendisine ‘Hıristiyanlara ve patriklerine karşı, benden önce imparatorlarınızın gösterdiği korumayı göstereceğime güvenebilirsiniz” ‘dedi.

Tahtında oturan Padişah, dinsel otoritenin bir simgesi olan asa ile tacı Patriğe teslim etti. Taç giyme töreninden sonra Fatih Sultan Mehmet, din hocalarının hoşnutsuzluklarına aldırmadan Gennadios’a, siyasal iktidarın dinsel iktidar önünde takınması gereken saygıyı gösterdi. Patriği, sarayın dış kapısına kadar uğurladı.” (A. de La Martin, Osmanlı Tarihi, Cilt I, 1991, S. 270)

Fransız Babinger’e göre, Ortodokslar için şu üç serbesti garanti edilmişti:

"1. Bundan böyle kiliseler camiye dönüştürülmeyecekti.

2. Evlenme, cenaze işleri ve diğer dini seremoniler serbestçe yapılabilecekti.

3. Paskalya ayini bütün seremonisi ile kutlanacak ve Patrikhane, bayramın devam ettiği 3 gece boyunca açık kalacaktı. "(Babinger, Franz; Mohemmet II, Le Conqueront et son temps, 1954, s. 130)

Patriklik için 1453- 56 arasında Fatih semtinde (günümüzde Fatih Camisi’nin bulunduğu yerde) o zamanlar İmparator ailesi mezarlarının da bulunduğu yaklaşık 1 000 yıllık Havariyyun Kilisesi,

1456- 1587 arasında ise Hıristiyan göçmenlerin yerleştirildiği Çarşamba semtindeki (günümüzde Fethiye Camisi), XII. yy.da II. Ioannes Komnenos’un yaptırdığı Theotokos Pammakaristos Manastır Kilisesi  ayrıldı.( 1586’da III. Murat döneminde boşaltılan kilise, 1591’de Fethiye adında camiye dönüştürüldü.)

1587- 97 arasında belirli bir merkezi olmadan çeşitli yerlerde (bu arada birkaç ay da Fener’deki Aya Vlaherna ya da Eflâk Konağı Kilisesi’nde) etkinlik gösterdikten sonra 1597’de Ayvansaray’daki Hagios Demetrios Kanabes Kilisesi’ne,

17 nci yüzyılın hemen başında da ( 1602’de) Fener’in merkezindeki bugünkü yerine, Ayios Yeoryios Manastır ve Kilisesi’ne taşındı.

fener-rum-patrikhanesiPatrikhane Kilisesi İçinden Görünüm

Patrikhane, Lozan Antlaşması’ndan sonra, Osmanlı Devleti’nden elde ettiği bütün ayrıcalıkları yitirerek yalnızca dinsel bir kuruma dönüştü. (1924)

1923- 1927 arasındaki Ahali Mübadelesi sırasında ve 1955’teki 6- 7 Eylül olayları sonrasında Türkiye’deki çok sayıda Rum’un Yunanistan’a göç etmesi Fener Patrikhanesi’ne bağlı cemaati büyük ölçüde azalttı.

Fener’de Sadrazam Ali Paşa Caddesi'ndeki Patrikhane, Ortodoks Rumları'nın en kutsal mekânıdır. 1602 yılında bugünkü binasına taşınan Patrikhane, günümüzdeki görüntüsüne 1800'lü yıllarda yapılan restorasyonla kavuşmuştur.

Patrikhaneye üçlü bir kapıdan girilir. Basamaklardan yukarı doğru çıkıldığında ana kapı karşımıza gelir. Ana kapı, 1821 yılındaki Mora İsyanı'nı desteklediği gerekçesiyle idam edilen Patrik V. Grigorios ve üç metropolitin burada idam edilmesi anısına kapalı tutulmakta, giriş sol kapıdan yapılmaktadır. Soldaki kapıdan patrikhane kilisesi Aya Yorgi'ye geçilir. Mevcut bina 1700'lerde bazilika tipinde inşa edilmiştir.

Türk vatandaşı olması gereken Patrik, Türk hükümetinin onayıyla Sen Sinod (Yüce Meclis) tarafından seçilir.

Halen (2014), İmroz (Gökçeada) doğumlu asıl adı Dimitri Arhondonis, Patrik I. Bartolomeos sanıyla görevine devam etmektedir.

Fener Patrikhanesi ile Sen Sinod’un yetki alanı İstanbul Başpiskoposluk bölgesiyle sınırlıdır. Bu bölge Kadıköy, Tarabya, Adalar, Gökçeada ve Bozcaada olmak üzere dört metropolitliğe ayrılmıştır.

Patriğin, Yunanistan’da Aynaroz Dağı’ndaki (20 manastırlı) manastır topluluğu, Patmos’taki Aziz Yuhanna Manastırı, Selanik'te Aya Anastasia ve Çavuş Manastırları, Oniki Adalar’ daki dört piskoposluk ve Girit Başepiskoposluğu ve Metropolitlikleri (yarı otonom statüde), üzerinde de yargı etkisi vardır.

Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki Ortodoks başpiskoposluklar ve metropolitlikler ile Finlandiya özerk kilisesi de Fener Ortodoks Rum Patrikliği’ne bağlıdır.

Patrikhane’yi sanal olarak gezmeyi arzu edenler aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirler.

http://www.360tr.com/patrikhane/

Patrikhane hakkında ayrıntılı bilgi arayanlar aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirler.

http://www.patriarchate.org/

(Yazının İlk Yayım Tarihi: 6 Ocak 2015)

aakyol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir