İBRAHİM HAKKI KONYALI

İ_h_konyali

Yolunuz eğer Üsküdar'daki Selimiye Camii'nden geçerse, caminin Hünkâr Kasrı'ndaki Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı kütüphaneyi görmeden geçmeyin.

konykutuph

Burada, son devrin en büyük tarihçilerinden İbrahim Hakkı Konyalı'nın 715 adedi yazma olmak üzere 6897 kitabı ve 5377 zarflık belgeleri okurlara hizmet ediyor.

Özellikle Anadolu’nun çeşitli yörelerine ilişkin çok sayıda eserleriyle tanınan tarih yazarı İbrahim Hakkı  Konyalı, 1896 yılında, Konya’da Alaaddin Köşkü’nün Akıncılar Kapısı yakınlarındaki bir evde dünyaya gelmişti. Babası Nalbantzade Mustafa Efendi, annesi Atazade İbrahim Ağa’nın kızı Hatice Hanım’dır.

Konyalı, ilkokulu Yıkık Mahalle’de Mahalle Mektebi’nde, Rüştiye’yi Hoca San Ali Efendi’nin Füyuzat-ı Hamidiye ismindeki özel rüştiyede bitirdi.

Konyalı, bundan sonraki tahsiline, Bekir Sami Medresesi'nin yerinde kurulan; kütüphanesi, laboratuarları, konferans salonlarıyla Batı'nın en modern ilim kuruluşlarını aratmayan bir öğretim müessesesi olan Islah-ı Medaris-i İslamiye, kısaca Islah-ı Medaris'e devam etti.

Konyalı, Islah-ı Medaris'in seçkin talebelerindendi. Arapça, Farsça ve Fransızca'sını burada ilerletti.

Arapça ve Farsça bilmesi, sonraki yıllarda onun eski kitabeleri Türkiye'de en iyi okuyabilen bir uzman olmasına yol açtı.

Daha Rüştiye talebesi iken Erzurumlu İsmail Hakkı Hazretleri'nin Ma'rifetnamesi'ni okudu ve onun tesirinde kalarak İbrahim adına Hakkı'yı da ilâve etti. Böylece o tarihten itibaren adı İbrahim Hakkı olarak kaldı.

Konyalı, Birinci Dünya Savaşı sırasında açılan Demiryolu Okulu’na devam ederek burayı bitirdi ve ilk Türk demiryolcularından oldu.

Savaş sırasında Batum’da istasyon Müdürlüğü görevinde bulundu.

Bundan sonra tekrar Konya’ya döndü.

Konya Sanayi Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği yaptı.

Bunu İstanbul Meşihat Dairesi'nde Ders Vekaleti Hulefalığı, Başbakanlık Arşivi, Askeri Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ndeki uzmanlıkları takip etti.

Bir ara Emniyet Teşkilatı'nda İstanbul 4. Şube'de çalıştı.

Anadolu Bağdat Demiryolları müfettişliğinde bulundu.

Son görevi Vakıflar Genel Müdürlüğü'ndeydi.

İstanbul Arşiv Dairesi ile Ankara Vakıflar Müdürlüğü Arşiv Daire Müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra emekliye ayrıldı.

Konyalı, okumaya son derece meraklıydı. İlk yazısı daha 17 yaşındayken Konya’da Meşrik-i İrfan Gazetesi’nde yayınlandı. Metin, Arapça bir konuşmanın tercümesiydi.

Sonraları Hak Yolu, Tarih ve Dünya isimli dergileri çıkardı.

İntibah’ta baş yazarlık yaptı.

Mütareke yıllarında da Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tarihi yazılar yazdı.

Serbest Fırka'nın faaliyette bulunduğu ve kendisinin de Serbest Fırka tarafları olduğu yıllarda bir süre, Son Posta Gazetesi'nde çalıştı.

Bir olay dolayısıyla gazetenin okuyucusunun azalması üzerine, Tan Gazetesi’ne geçti. Buradaki yazılarıyla da dikkat çekti.

Daha sonra, Vatan, Yeni Sabah, Hergün, Bugün, Yeni İstanbul ve Yeni İstiklal Gazetelerinde yazıları neşredildi.

Yeni Asya Gazetesinde tarihi sohbetleri çıktı. 7 Gün, Tarih Dünyası, Tarih Konuşuyor, Vakıflar Dergisi, Vakıflar Bülteni ve Türk Yurdu'nda binlerce makalesi neşredildi.

Kendi imzası yanında, Amber Reisoğlu, Ayhan Atis, İ. Atis, Ayhan Nalbantoğlu, İbrahim Cimcoz ve Vakanüvis gibi on üç ayrı müstear imza kullandı.

Mehter Takımı’nın kuruluşunu gerçekleştiren, Vakıf Sanatları Müzesi’nin, Türk Sanatları Müzesi’nin ve Askeri Müze’nin kuruluşunda görev yapan, Piri Reis’in deri üzerine yaptığı haritayı Topkapı Sarayı depolarında bulup ilim alemine tanıtan Konyalı,  Konyalı, 1979 yılında, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden topladığı kitap, fotoğraf ve belgeyi, kendi kitaplarıyla birlikte Üsküdar’da Selimiye Camii bitişiğindeki Hünkâr Kasrı’nda kurduğu İbrahim Hakkı Konyalı Kütüphanesi’ne vakfetti.

Aynı yıl, Kültür Bakanlığı tarafından Üstün Hizmet Armağanı, 1981 yılında da Konya Selçuk Üniversitesi tarafından Şeref Doktorluğu pâyesi verildi.

Doksan yaşına yaklaşmasına rağmen, öldüğü güne kadar çalışmalarını sürdüren Konyalı, 1984 yılı 20 Ağustosunda Akşehir tarihini yeniden gözden geçirmek üzere geldiği Akşehir'de misafiri bulunduğu Belediye Başkanı'nın makam odasında geçirdiği bir kalp krizi sonunda, hayata veda etti.

Cenazesi sağlığında şair Nedim'in kabri yanında yaptırdığı Karacaahmet Kabristanı’nda toprağa verildi.

***

Konyalı bu arada yurdun muhtelif yerlerini gezerek araştırmalar yaptı. Tarihi eserlerin kitabelerini okudu. Konyalı'nın en güçlü yönü bu tarafıdır. Binlerce Arapça, Farsça dillerindeki kitabeleri büyük bir maharetle okudu.  Pek çok yerli ve yabancı araştırmacının hatalarını düzeltti. Araştırmalarının pek çoğu mahalli idareler tarafından bastırıldı.

Konyalı, 1931 yılında, Osmanlı arşiv vesikalarının balyalar halinde Bulgaristan’a satıldığını görünce, ilgilileri uyararak büyük bir facianın önüne geçti ve bu önemli evrakların yurt dışına çıkışını engelledi.

İkinci Dünya Harbi yıllarında da, Başbakanlık Arşiv Uzmanı olarak çalışan Konyalı'dan Askeri Müze'deki eserleri tasnif etmesi istendi.

Konyalı, Müzedeki silahların bir kısmını Bodrum da sular altında buldu.

Bu konuda anlattıkları ilgi çekicidir:

" Daha önceden çürümeye başlayan kılıçları, miğferleri Marmara Denizi'nin ortasına dökmüşler. Dökülmekte olan eşya arasında Orhan Gazi'nin miğferini buldum. Kayıtlarda Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında getirdiği Firavun'un, Necmettin Eyyub'un kılıçlarının da denize atıldığını öğrendim. Bir sabah baktım ki, orada da evrakları balyalamışlar. Nöbetçiden bunlarında İzmit Kağıt Fabrikası'na gitmekte olduğunu öğrenince hemen ilgililere koştum. Bir faciayı nispeten önledim. İzmit Kağıt Fabrikası'na giden evrakların bir kısmını geri getirebildim. "

Konyalı’nın yayınlanmış ve yayınlanmamış pek çok kitabı vardır. Yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır:

Topkapı Sarayında Deri Üzerine Yapılmış Eski Haritalar, İstanbul (1936)

İstanbul Abideleri, İstanbul (1937)

Afrodit Hakkında Tarihi Tetkikler, İstanbul (1940)

Harunü’r-Reşid, İstanbul (1942)

İstanbul Sarayları, İstanbul (1942)

Ankara'da Karacabey Memuresi, (1942)

Eski ve İslami Paralar, İstanbul (1946)

Alaiye ( Alanya ) Tarihi, (1946)

Akşehir Tarihi, İstanbul (1946)

Mimar Koca Sinan (1948)

Osmanlı Sultanları Tarihi, İstanbul (1949)

Karaman'daki Yunus Emre, İstanbul

Aksaray Ulucami, İstanbul.

Söğüt’te Ertuğrul Gazi Türbesi ve Ihtifali (959)

Abideleri ve Kitabeleriyle Erzurum Tarihi, İstanbul (1960)

Abideleri ve Kitabeleriyle Konya Tarihi, İstanbul (1964)

Türk Askeri Müzesi, İstanbul (1964)

Atatürk, İstanbul (1964)

Abideleri ve Kitabeleriyle Karaman Tarihi Ermenek ve Mut Abideleri, (1967)

Abideleri ve Kitabeleriyle Konya Ereğlisi Tarihi, İstanbul (1970)

Abideleri ve Kitabeleriyle Koçhisar Tarihi, İstanbul (1971)

Abideleri ve Kitabeleriyle Kilis Tarihi, İstanbul (1972)

Abideleri ve Kitabeleriyle Niğde Aksaray Tarihi, Üç Büyük Cilt (1973)

Abideleri ve Kitabeleriyle Manavgat Tarihi, (1973)

Abideleri ve Kitabeleriyle Üsküdar Tarihi,I, II,  İstanbul (1977)

Ankara Camiileri, Ankara (1978)

Beyşehir Tarihi,Erzurum (1991)(Vefatından sonra bastırılmıştır)

Yaptığı çalışmalarla Türk tarihinde iz bırakan ve daima gönüllerde yaşayacak  olan bu ölümsüz insanı, saygı rahmetle anıyorum.

(Yazının ilk yayım tarihi: 20 Ağustos 2007)

aakyol

One thought on “İBRAHİM HAKKI KONYALI

  1. Günümüzde hemşehrimiz İbrahim Hakkı Konyalı gibi ülkemizin geçmişine ait eser ve belgelere sahip çıkacak insanlara muhtacız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir