AHMET AKYOL

 
 

Kimler Online
Şuanda 9 misafir bağlı

İstatistikler
Ziyaretçiler: 1133743

Popüler
Arama

 

Image

AB-D İÇİN

TÜRKİYE'NİN ANLAMI

BUDUR.

(Tıklayın)

 

Image

LOBİSAV

(Tıklayın)

 

 

Image

Banu AVAR

(Tıklayın)

 

 

Image

ŞEHİTLERİMİZ

(Tıklayın)

 

 

 
AE2 Nasıl Battı? Yazdır E-posta

Image1915 yılında, Çanakkale Muharebeleri sırasında, Gelibolu Yarımadası’ndaki kuvvetlerimizin her bakımdan lojistik desteğinin sağlanması konusunda, yapılacak nakliyat için üç yol mevcuttu.

 

Bunlar:

1. İstanbul- Çanakkale deniz yolu,
2. Uzunköprü’ye kadar tren ve buradan Bolayır’a kara yolu,
3.  Anadolu tarafından boğazın güney kıyısına giden yollar ve buralardan kuzey kıyısına yapılacak aktarma…

 

Bunların içinde en kolay ve verimlisi şüphesiz deniz yolu idi.

 

Düşman da bunu iyi değerlendirdiği içindir ki, çıkarma günü olan 25 Nisan 1915’te ilk denizaltı gemisini Marmara Denizi’ne sokmayı başarmış ve yarımadanın boşaldığı tarihe kadar bu cinsten çeşitli gemilerini Marmara Denizi’nde faaliyette bulundurmuştur.

 

İstanbul- Çanakkale deniz irtibatının korunması, Türk denizciliğine düşen görevlerin en önemlisiydi.Bu irtibatın kesilmesi Çanakkale savunmasının sona ermesine sebep olabilirdi.

 

5 nci Ordu Komutanı Liman von Sanders’in “Türkiye’de Beş Yıl” isimli kitabında bu yönü özellikle belirtmesi ve düşman denizaltı gemilerinin aylarca sarf ettikleri gayretler bu gerçeği ispat edici mahiyettedir.

 

Nisan 1915’te İngiliz Amirali Sir J. M. De Robeck emrinde 8’i İngiliz, 4’ü Fransız olmak üzere toplam 16 denizaltı gemisi vardı.

 

Amiral Robeck, bu gemilerle Çanakkale Boğazı’ndan sızarak Marmara’ya girmeyi ve burada Gelibolu Yarımadası’na yapılacak lojistik desteği engellemek düşüncesindeydi.

 

Robeck’in gemilerinden biri de, Lietenant- Commander  Henry Stoker komutasındaki 800 tonluk Avustralya denizaltı gemisi AE2 idi.

 

Image 

 

AE2, görev gereği 25 Nisan 1915’te Çanakkale Boğazı’na girdi.

 

Sahil topçuları tarafından teşhis edilinceye kadar satıhtan, top atışına maruz kalıp karakol gemileri tarafından keşfedilince de sualtından olmak üzere Boğaz’ı geçip 26 Nisan 1915 sabahı Marmara’ya sızdı.

 

Sultanhisar Torpidobotu’nun görevi ise, Nara Burnu civarı esas mevkii olmak üzere Çanakkale Boğazı’nda gözcülük yapmak ve aşırma atış yapacak zırhlılara refakat etmekti.

 

97 tonluk Sultanhisar, 30 Nisan günü, Önyüzbaşı Beşiktaşlı Mehmet Rıza komutasında İstanbul’a doğru yola çıktı.

 

Yolda iken görev emri aldı.

 

Sultanhisar, Marmara’ya sızdığı istihbar edilen düşman denizaltı gemisini Marmara Adası ile Erdek arasında zig zag seyirle arayacak ve bulduğunda imha edecekti.

 

Nitekim saat 10 00 sularında ve Karaburun açıklarında AE2 görüldü.

 

Sultanhisar derhal taarruza kalktı.

 

AE2 ise hemen daldı ve bir süre sonra su sathını gözetlemek için periskopunu çıkardı.

 

Sultanhisar, periskopa topçu atışına başladı, bir yandan da denizaltı gemisinin attığı torpidolardan kaçınıyordu.

 

Bir süre sonra, Sultanhisar’ın torpidosu bitti.

 

Top ve tüfek atışı da, su altındaki denizatlıya etkili olamıyordu.

 

AE2, sürekli dalıp çıkıyor, Sultanhisar ise onun peşlini ısrarla bırakmıyordu.

 

Bir ara, Sultanhisar’ın 37 mm.lik topu AE2’nin periskopunu vurdu.

 

97 tonluk Sultanhisar torpidobotunun komutanı, bu 800 tonluk denizaltı gemisine pek fazla bir şey yapamayacağını biliyordu.

 

Son çare olarak denizaltı gemisini mahmuzlamaya karar verdi.

 

Her ne kadar Sultanhisar’ın  ince sacan ibaret gövdesi, AE2’yi mahmuzlamaya elverişli olmamasına rağmen, muharebe alanından kaçmaktansa böyle harekette bulunmak daha şerefli gelmişti, Binbaşı Mehmet Rıza’ya…

 

Sultanhisar, hızla yüklendi makinelerine…

 

Kıçtan denizaltıyı  mahmuzlayacaktı.

 

Birden denizaltı gemisinden çıkan beyaz bayrağı gördüler. 800 tonluk AE2, 97 tonluk Sultanhisar’a teslim oluyordu.

 

Zira, 100 ayak kadar derine dalan denizaltı gemisinde bir arıza meydana gelmiş ve gemi kontrolden çıkarak hızla yükselmeye başlamıştı.

 

Kıç üstünden su yüzüne çıkan AE2’de, Komutan  Stoker, mürettebatı güverteye çıkardıktan sonra, ana balastı patlatmış ve denizaltı gemisini batırmak için hazneleri açmıştı.

 

Denizaltı gemisi su almakta ve ağır ağır mavi sulara gömülmekteydi.

 

32 kişilik AE2 mürettebatı torpidobota alındı.

 

Sultanhisar rotasını Gelibolu’ya çevirirken, esir düşen düşman personeli 800 tonluk gemilerinin ağır ağır sulara gömülüşünü hayretler içinde, yaşlı gözlerle seyrediyordu.

 

Ae2, Karaburun’un yaklaşık 6 km. kuzeyinde, 55 kulaç derinliğe battı.

 

Esasen AE2, Çanakkale Muharebeleri sırasında herhangi bir Türk gemisine zarar verememiş, ancak Çanakkale Boğazı’ndaki mayınları geçme başarısı İtilaf Devletleri’ne çok büyük bir moral gücü olmuştu.

 

AE2 mürettebatı, savaşın sonuna kadar esir olarak kaldıktan sonra, iade edildi.

 

Image

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(AE2'nin esir personeli Afyon'da esaret günlerinde...)

 

AE2 üzerinde yapılan çalışmalar günümüze kadar olanca hızıyla devam etti.

 

Rahmi Koç Müzesi Müdürü Selçuk Kolay, yaklaşık 9 yıl kadar önce, Marmara Denizi’nde 72 metre derinlikte bulunan AE2 denizaltı gemisini buldu.

 

26- 27 Nisan 2008’de, İstanbul’da yapılacak bir çalıştayda, AE2’nin geleceği konuşulacak.

 

Denizaltı gemisi ile ilgili hem Türk hem de Avustralya yetkililer, belgesel program çalışması içindeler.

 

AE2’nin Çanakkale Boğazı’ndan geçişinin animasyonunu izlemek isterseniz, aşağıdaki lingi tıklayın ve tarihi yeniden yaşayın.

 

http://www.anzacsite.gov.au/

5environment/tr/tr-ae2.html


AE2 ile ilgili Avustralyalılar’ın neler düşündüğünü merak ediyorsanız, aşağıdaki lingleri tıklayabilirsiniz.

 

http://www.anzacsite.gov.au/

5environment/submarines/ae2.html 


http://www.submarineinstitute.com/?doc=41


http://www.navy.gov.au/

spc/history/ships/ae2.html


Image

 

 

Ahmet Akyol

14 Nisan 2008

 
< Önceki   Sonraki >

 

Önemsediğim Yazarlardan Seçme Yazılar

  Rauf R. DENKTAŞ

  Ahmet B. ERCİLASUN

  Ata ATUN

  Çetin YETKİN

  Erol MANİSALI

  Ahmet GÖKSAN

  Altemur KILIÇ

  Atilla ÇİLİNGİR

  Banu AVAR

  Cavid VELİEV

  Celalettin YAVUZ

  Deniz YEŞİLIRMAK

  Gözde Kılıç YAŞIN

  Hulusi ŞENEL

  İsmet KOTAK

  M. Kemal ADAL

  Özgen ACAR

  Rıza ZELYUT

  Rifat SERDAROĞLU

  Savaş SÜZAL

  Ümit ZİLELİ

 

Sevdiğim Sözler

 

 "BENİM HAYATTA YEGÂNE

ONURUM, SERVETİM,

TÜRKLÜKTEN BAŞKA

BİR ŞEY DEĞİLDİR."

 

(K. ATATÜRK)

 

Image

 

Image

(Tıklayın)

 

 Image

 

Image

 

Image

 

Image

 

Image

 

 Image

BUGÜNKÜ SÖZCÜ

 

Son Yazılar

Anket
Açılım Paketinin Etnik Ayrımcılığa Yol Açacağı Endişesi Taşıyor musunuz?