Mısır’daki Olaylara Farklı Bir Bakış

Mısır’ın iç işlerindeki insanlık adına utanç verici  olan olaylar, bizde son derece garip bir şekilde kamuoyuna aktarılıyor.

Dikkat ediyorum,  Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda toplanıp Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı gösterilerde bulunanlar nedense hiçbir haberde yer almıyor.

Oysa, haberlerin tarafsız olması gerekmez mi?

Mısır’da neler olup bitiyor doğru olarak öğrenebilmek için  şu sıralar Türk basınını değil, yabancı basını takip etmek daha akla yakın geliyor.

14 Ağustos 2013 günü, Mısır’da hükümet güçlerinin, devrik Cumhurbaşkanı Mursi lehine gösteri yapanlara karşı giriştiği eylemi Türk televizyonları, günün en önemli, düzeltiyorum tek haberi olarak verdiler.

Örneğin, bir televizyon kanalı, (sabırla baştan sona kadar izledim) , akşam kuşağındaki haber bülteninde bu konuya tam yarım saat ayırdı ve bir başka konuya hiç değinmeden haber programını bitirdi.

Diğer televizyon kanalları da, Türkiye’de sanki bir başka konu yokmuş gibi devamlı Mısır olayları üzerinde durdular.

İçim karardı diyebilirim.

Ertesi günü, yani 15 Ağustos 2013 günü, ulusal basında çıkan gazetelere bir göz attım. Manşetleri tarihe iz bırakmak adına buraya alıyorum:

Akşam: “Katil Firavunlar”

Birgün: “Mısır’da Sivillere Saldırı”

Bugün: “Mısır Ağlıyor”

Güneş: “Asrın Katliamı”

Haber Türk: “Sisi’den 3 ncü Katliam, Yüzlerce Ölü”

Hürriyet: “Açık Mezar, Darbeci Muhammet Sisi Halkına Ateş Açtırdı zlerce Ölü Var”

Milli Gazete: “Firavun Kudurdu”

Milliyet: “Meydanlara Ölüm Yağdı”

Posta: “Dünya Katliamı Seyrediyor”

Radikal: “Cunta Kana Doymadı”

Sabah: “Vahşi Katliam”

Star: “Çok Uluslu Katliam”

Takvim: “Son Firavun”

Türkiye: “Sözün Bittiği Yer…Sisi’nin Suç Ortağı Batı…”

Vatan: “İnsanlık Suçu”

Yeni Akit: “Firavunun Çocukları Elleriniz Kırılsın, Tebbet Yeda”

Yeni Asya: “Cunta Kana Doymuyor”

Yeni Şafak: “Şer İttifakı İç Savaş İstiyor”

Zaman: “Mısır’da Darbeciler Yine Katliam Yaptı”

Taraf Gazetesi’nde “Darbe Katlediyor, Dünya Seyrediyor” manşetinin üstündeki sür manşette “İmam Hatip’e Gidecek, Mecbur” başlığı altında, düz liselerin kapatılmasından sonra, devletin öğrencileri zorla İmam Hatip Liseleri’ne yönlendirmesi üzerinde durulmuş.

Aydınlık Gazetesi olaya tüm gazetelerden çok daha farklı yaklaşmış. Manşet: “Silâhlı Kalkışmaya Müdahale” şeklinde…Alt başlık ise şöyle: “ Mısır Hükümeti, İhvan mensuplarının ülke çapında kalkışma girişimlerine karşı Nahda ve Adeviyye meydanlarına müdahale etti.”

Okuduğunu anlamakta zorluk çekenler için tekrarlıyorum:

Ben, her türlü darbeyi, katliamı şiddet ve nefretle kınıyorum.

Meydanlarda toplananlara ve yönetimin bazı faaliyetlerine ( hiçbir şekilde silâh kullanmadan, şiddet ve terör eylemlerine baş vurmadan) tepki gösterenlere şiddetle karşı konulmasını  ve orantısız güç kullanılmasını hiçbir şekilde tasvip etmiyorum, üstelik bu türlü davranışı ilkellik olarak değerlendiriyorum. Her türlü şiddete davetiye çıkaranları, her türlü şiddetten nemalananları ve de özellikle kan dökenleri lânetliyorum.

Bu tespiti yapıp Mısır konusuna gelelim

Hemen hemen her televizyon haberi, “Mısırlı kardeşlerimiz” diye başlıyor.

Soruyorum, Mısır halkı nereden bizim kardeşimiz oluyor? Mısır halkı, hangi devletlerarası ilişkilerde Türkiye’yi desteklemiştir bileniniz var mı?

Örneğin, Kıbrıs konusunda Mısır halkı veya hükümetleri  bizi desteklemiş midir?

Ayrıca, “Mısırlı kardeşlerimiz “tanımı içine Mursi’ye karşı olan toplumun diğer yarısı giriyor mu, girmiyor mu?

Bizim hükümetimiz, NEDEN  Mursi’yi yeniden iktidar yapmak için uğraşıyor; NEDEN Müslüman Kardeşler’i savunuyor?

ABD’nin, AB’nin, komşu Arap ülkelerinin Mursi’ye karşı yapılan darbeye sessiz kalmalarının nedenini, NEDEN açık açık analiz etmiyoruz?

Bizim (yani hükümetimiz)  gibi düşünmeyenleri “iki yüzlü” diye suçlayarak bir yere varmanın mümkün olamayacağını NEDEN anlayamıyoruz?

Ülkemizin kendi sorunları dururken, Mısır’da olan olaylarda  her iki tarafın işlediği cinayetlerde ölen insanlara elbette üzülüyorum, ama o kadar, gerisi beni zerrece ilgilendirmiyor.

Ben, şu an ülkemin içine düştüğü duruma üzülüyorum.

Beni üzen ülkemin hali, toplumun önemli bir kesiminin duyarsızlığı…

15 Ağustos 2013 günü, okuduğum ulusal gazeteler içinde sadece ve sadece Sözcü Gazetesi, ülkenin içler acısı durumunu ele almıştı.

 sozcu_150813

(Büyük görmek için resmin üstünü tıklayabilirsiniz.)

Terörle mücadele eden subaylar teker teker cezaevine kapatılıyor. Bunun yanında terörle mücadele  eden subaylara kurşun sıkana göz yumuluyor.

Devletten maaş alan BDP’li vekiller, ilk PKK şehidimizin verildiği 29 yıl önceki saldırıyı bayram yaptı, şölenlerle kutluyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başta Genelkurmay Başkanlığı, bunu seyrediyor.

Ülkemin içine düştüğü duruma kahrolurken, Mısır’ın iç işlerinden bana ne kardeşim !..

Bir Yorum Yaz