O BAKIŞTAN UTANIYORUM

Bir köpek, bir bakışıyla, tüm insanlığa,

"Çaresizim, tek kelime etmeye değmezsiniz. Utanın yaptığınızdan. Yazık, çok yazık!.." der mi?

Der!..

Bir insan, bir köpeğin bakışından utanır mı?

Utanır.

Ben utanırım.

Yazının sonunda, Eskişehir’de arkadaşı öldürülen resimdeki  köpeğin gözlerine bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız!..

***

10 yıl kadar oldu. Yalova’da oturduğumuz evin köşesine, yol kenarına  her gün birinin ayağı sakat olan iki köpek gelir ve çekerek getirdikleri bir gazete veya karton parçası üzerine  yan yana uzanır ve  hiç ses çıkarmadan güneşlenirlerdi.

Çocuklar bunların adını Romeo ile Julyet koymuşlardı.

Kimseye zararları yoktu.

Tek kızdıkları çöpleri dağıtan çingenelerdi.

Bir gün bir olağanüstülük hissettik ama ne olduğunu anlayamadık.

Güneşlendikleri yerde duruyor ve inleyerek sanki ağlaşıyorlardı.

Ben, gözlerim dışarı çıkmış vaziyette, ilk defa iki köpeğin birbirine sarılarak ağlaşmasını  ve öpüşmesini   izliyordum..

Bir ara, ikisi birden başlarını yolun başına çevirdiler, sonra tekrar öpüştüler (buna yemin edebilirim), sakat olan olduğu yerde kaldı, diğeri 20- 25 metre ilerdeki bir duvarın yanına gitti, oradan bakmaya başladı.

Kısa süre sonra bir belediye aracı geldi, görevliler yolun kenarında hiç direnmeden duran köpeği alarak arabaya koyup gittiler.

Meğer bizim Julyet hastalanmış…

Romeo, onlar gidince olanları seyrettiği yerden çıkıp geldi, bir süre giden aracın arkasından baktı ve o da gitti.

Gidiş o gidiş…

Bir daha Romeo’yu gören olmadı.

***

Çiftlikköy’deki bahçeli eve yeni taşınmıştık.

Zannederim ikinci gündü…

Elimde paketler eve geliyordum.

Bahçe kapısı önünde uzanmış uyuklayan iri yarı simsiyah bir köpek gördüm.

Önce biraz  irkildim.

Ayak sesimi duyunca  gözlerini açtı ve başını hiç çevirmeden gözleriyle beni takip etmeye başladı.

İnanın bana bir insan bakıyor gibi geldi.

Hiç ürkmeden yanından geçtim, bahçeye girdim, evin kapısını açarken, geri dönüp baktım.

Bulunduğu yerden kalkmış, arkamdan ilgiyle (sanki “bu adam nereye giriyor” der gibi) bana bakıyordu.

Sordum: komşu bakıyormuş, ismi de Arap’mış.

Hiç kimseye zararı yoktu, küçük çocukları görünce, korkup ürkmesinler diye yolun karşı tarafına geçiyordu.

Komşunun küçük kızı okula giderken, 3-4 metre arkasından okulun kapısına kadar gidiyor, akşam da bekliyor, yine 3-4 metre arkasında eve kadar onu takip ediyordu.

Kimse inanmayacak biliyorum ama, yanından geçerken “N’aber Arap” dediğimde, utanır gibi başını öne eğiyor ve (hırlamaya benzemeyen) bir takım sesler çıkarıyordu.

Bir ara ortalıkta dolaşmadığını fark ettim.

Sordum.

Zehirlemişler.

Deniz kenarına gidip, oturup ağladığımı çok iyi hatırlıyorum.

***

Eskişehir’de üç köpek yol kenarında yürürlerken, içlerinden biri birden yere yığılarak, etraftakilerin şaşkın bakışları arasında çırpınarak ölmüş.

res-kopek05

Köpeğin biri, ölen arkadaşına sarılarak ağlarken, diğeri insanlara bakıyordu.

res-kopek06

Tüm insanlara…

Ve ben, bu  bakıştan utanıyorum.

Bu bakış sizin için bir anlam ifade etmiyorsa, lütfen köpeğin gözlerine dikkatle bakın!..

( SON NOT: Bakan köpek de ölmüş.  Sadece sarılan köpek sağ kalmış.)

(Yazının ilk yayım tarihi: 24 Ocak 2008)

aakyol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir