RAMAZAN KEYFİ

Ramazan ayı Müslümanlar, bilhassa Türkler katında bir sevinç ve bahtiyarlık ayıdır. En zengininden, en fakirine… Oruçlusundan oruçsuzuna kadar…

Ramazan’da şairlerin devrin büyüklerine “Ramazaniye” ler yazıp, “caize” ler aldıkları eski devirlere kıyasla bugün ne Ramazaniye yazan var, ne de caize veren…

(Özetle caize: bir büyüğün kendisine sunulan bir armağana, en çok da şairlerin sunduğu eserler ve manzumeler için verdikleri bahşiş, demektir.)

Yazılanlara kulak veren varsa ne mutlu…

Ne var ki, kendimi bildim bileli, “Ramazan fıkraları” yazılır. Ramazanın keyfine bu fıkralar başka bir çeşni katar. Bunların çoğu oruç yiyenlerle yemeyenler arasında geçer. İşte birkaç örnek:

Bir Ramazan günü İmam, bir Bektaşi’yi oruç yerken hatta içki içerken yakalamış.
-Mübarek günde oruç yediğin yetmiyormuş gibi, bir de içki içiyorsun. Utanmıyor musun Baba Efendi? Bu günaha ne dersin?
-İçmedim, derim.
-Ama içtiğin şişe önüne gelecek.
-Su içtim, derim.
-Diyemezsin, içi rakı dolu gelecek.
Bektaşi, İmam’ın gözünün içine dikkatle bakarak sormuş:
-Allah aşkına İmam Efendi, emin misin?
-Ne demek emin misin? Elbette eminim.
-Gelecek ha…
-Gelecek.
-Rakı dolu?
-Evet.
-Desene İmam Efendi, Ahret’te de yaşadık.

gulenlers

***
Adam, yolda her zaman karşılaştığı bir dilenciye, ilk defa olarak çıkarıp bir miktar para vermiş. Arkasından da enayi olmadığını anlatmak için:
-Bu parayla ne yapacağını biliyorum, biraz sonra bir meyhaneye girip kafayı bulacaksın, demiş.
Dilenci de saklamamış:
-Eeee beyefendi, bu kadarcık parayla herhalde Kâbe’ye gidecek değiliz.

gulenlers

***
Bektaşi’ye bir gün sormuşlar…
Gelse bir dilberi ahu
Olsa savmı ramazan
Dilber-i ahumu efdaldir ,
Yoksa savmı ramazan mı?

Bektaşi cevap verir:
Fırsatı fevketme zinhar…
Sür sefasın dilberin
Olur kazası savmın
Olmaz kazası dilberin…

gulenlers

***
Bir ramazan günü Allah’a inanmayan (ateist) bir adam ormanda gezinirken, birden karşısına kocaman bir ayı çıkmış.

Adam korkudan, “Allah’ım” diye bağırmış; ayı, dere, kuşlar, ağaçlar her şey donmuş.

Yukardan gür bir ses gelmeye başlamış:

-Sen benim varlığıma inanmıyorsun da; zor zamanında neden adımı anıyorsun?

Adam tir tir titriyormuş. Üzerine atlamak üzere olan bir ayı ve yukarıdan gelen ses. Adam bir hayli korkmuş. Konuşmaya başlamış:

-Allahım ne deseniz haklısınız. Ben size inanmadım beni affedin. Ben Müslüman olamadım bari şu ayıyı Müslüman yapın.

Her şey eski haline dönmüş. Ayı konuşmaya başlamış:

-Allahım hamd olsun verdiğin nimetlere senin rızan ile orucumu açıyorum, demiş ve adamı yemiş.

gulenlers

***
Bektaşi’nin birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler. Çakırkeyif Bektaşi’yi görür görmez kadı:

-Be hey kâfir! Bu yaşta hâlâ içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu?

Bektaşi hemen karşılık verir:
-Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır.

Kadı:
-Bunun içine pamuk katarlar.

Bektaşi:
-Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar…

ramazan1

ramazan2

ramazan3

ramazan4

ramazan6

ramazan7

ramazan8

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir