REACTION OF ARMENIAN ARTISTS

(Translated from Turkish into English AYDINLIK Newspaper   dated April 22, 2015)

Şükrü Server AYA

REACTION OF ARMENIAN ARTISTS –   AS IF TEACHING

Leading artists of the Armenian Community, world famous photographer Ara Guler,  lute player Yervant Bostanci and musician Garo Mafyan, criticized the Armenian diaspora and said “Turkey is the fatherland of all of us jointly”.

While controversies on decision taken by some western country parliaments about the centennial anniversary of the alleged Armenian genocide is escalating, we have a call for “sharing our joint destiny” from Turkish citizen Armenian artists.

Ara Guler, Yervant Bostanci and Garo Mafyan said, stood against “the seeds of animosity”, and added “Turkey is the fatherland of all of us.”

Ara Guler, a press photographer, said that it will be useful to forget past happenings.   The world reputed photographer said that in the 21st century people should not hurt each other and added “people should love, understand and respect each other. Seeds of animosity are not something good and it never were”.

Turks and Armenians is a united body

Guler said that Armenians and Turks are old ethnicities completing each other.”Our name altogether is the Republic of Turkey.  Those who live in this country are Turks irrespective of their origins or roots”.

Regarding the proposal of Turkey that the 1915 incidents should be researched by historians Guler said “free historians have to write the true history because they cannot step outside truth”

We should dress pains together

Yervant Bostancı (oude – lute player) said that he lived in Los Angeles for 21 years and he returned to Diyarbakir his home town 2 years ago and settled; he added that “I voiced all my songs in Armenian, Kurdish and Turkish throughout his life being the sound of these lands”.

Bostancı said he is conveying his feelings to the peoples who lived for centuries in these old lands next to each other as good neighbors and are sorrowed or rejoiced together and he can make his voice heard to the people who love him, in their own languages.

Bostancı said that throughout his life as an artist he always tried for togetherness instead of separation and that he never differentiated people because of their ethnicity, language and religions and he acted like an artist should do for the friendship of people.

 

Bostancı underlined that some incidents happened in the past history and we cannot act as if nothing happened and said, “We had neighbors of all faiths and races. I had Turkish friends I loved more than my own and I still have. But we have to heal and dress all these events and pains together”.

We breathe the same air

Bostancı said that the diaspora and Turkish Armenians are of different behaviors and added: “What others say from the outside, does not concern me.  As the Turkish Republic, we have to please our sentiments. We cannot solve this with those on the outside. Mehmet, Ayse, Krikor,  Hagop, Turkish, Armenian  or Kurdish we breathe the same air. We share the same destiny. We have sincere friendliness that goes back to centuries. We cried together, we fought together and we shared our bread together”.

Pope’s words relates to himself

Bostancı said that in order to settle this situation between the two countries, everyone who can read and write should be more sensitive and give messages of uniting the crowd.

Musician composer Garo Mafyan, emphasized the co shared lives on these soils. Mafyan said that the 1915 incidents should be investigated by historians and added, “Researching history is not my profession or any one’s.”   In reference to Pope Franciscus’ words that the “first genocide of the 20th century has been done to Armenians” Mafyan said: “The Pope is the leader of Catholics; he is not the head of the Christian world. Everyone can say something, and what Pope said concerns his own.”

ISTANBUL, April 22, 2015

 ders gibi çıkış

SÖZDE Ermeni soykırımının 100. yılı dolayısıyla Batı devletlerinin parlamentolarında alınan “soykırım” kararlarıyla tartışmalar artarken Türk vatandaşı Ermeni sanatçılardan “ortak kader paylaşımı” çağrısı geldi.

Ara Güler, Yervant Bostancı ve Garo Mafyan, “düşmanlık tohumları”na karşı “Türkiye, hepimizin vatanı” dedi.

Gazeteci/foto muhabiri Ara Güler, geçmiş olayları unutmakta fayda olduğunu belirtti.

Yeni bir çağdan geçildiğini ve 21. asırda artık böyle şeylerle insanların birbirini kırmaması gerektiğini dile getiren dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı, “İnsanların birbirinin sevmesi, anlaması ve hürmet etmesi lazım. Düşmanlık tohumları iyi bir şey değildir ve hiç bir zaman da olmadı” dedi.

‘TÜRKLER VE ERMENİLER BİR BÜTÜNDÜR’

Kadim halklar olan Ermeni ve Türklerin bir bütün oluşturduğunu vurgulayan Güler, “Hepsinin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu memlekette yaşayanlar, kökenleri ne olursa olsun Türk’tür. Türkiye vatanlarıdır” diye konuştu.

Güler, Türkiye’nin 1915 olaylarının tarihçiler tarafından araştırılması önerisi için de “Özgür tarihçiler hakikati yazarlar. Çünkü hakikatin dışına çıkamazlar” ifadelerini kullandı.

‘ACILARI BİRLİKTE SARMALIYIZ’

ABD’nin Los Angeles kentinde 21 yıl yaşadıktan sonra 2 yıl önce Türkiye’ye kesin dönüş yapan ve memleketi Diyarbakır’a yerleşen udî Yervant Bostancı sanat yaşamı boyunca şarkılarını bu toprakların sesi olan Ermenice, Kürtçe ve Türkçe olarak seslendirdiğini belirtti. Bostancı yüzyıllardır bu kadim vatanda birlikte omuz omuza yaşayan, komşuluk yapan, acılara birlikte ağlayan, sevinçlere birlikte gülen halkların dilleriyle sesini sevenlerine ulaştırdığını ifade etti.

Bostancı, sanat yaşamı boyunca ayrıştırıcı olmaktansa her zaman birleştirici olduğunu söyleyerek, hiçbir zaman insanları etnik, dil, din kökeni birbirinden ayırmadan, bir sanatçının nasıl olması gerekiyorsa öyle olduğunu ve insanların dostluğu için çalıştığını belirtti.

Tarihte bazı olayların yaşandığını, hiçbir şey olmamış gibi davranılmaması gerektiğinin altını çizen Bostancı, “Her dinden, ırktan komşularımız vardı. Canımdan çok sevdiğim Türk dostlarım oldu, hala da var. Ancak bu yaşananları ve tüm acıları birlik olarak sarmaya çalışmalıyız” dedi.

‘AYNI NEFESİ ALIYORUZ’

1915 olaylarıyla ilgili Türkiye Ermenileri ile diyaspora Ermenilerinin farklı tutum içerisinde olduğunu belirten Bostancı, şunları söyledi:

“Dışarıdakilerin ne söylediği beni ilgilendirmez. Türkiye Cumhuriyeti olarak içimizdeki gönülleri hoş etmemiz lazım. Dışarıdakilerle bu işi çözemeyiz. Biz bu yarayı kendi içimizde çözmeliyiz. Benim Mehmedim, Kirkorum, Ayşem, Agopum bu topraklarda. Türkü, Ermenisi, Kürdü aynı nefesi alıyoruz. Onlarla aynı kaderi paylaşıyoruz. Yüzyıllara dayanan derin dostluğumuz var. Gerekirse birlikte ağlamışız, beraber savaşmışız, beraber bir lokma ekmeği paylaşmışız.”

‘PAPA’NIN SÖZLERİ ONU BAĞLAR’

Bostancı, iki ülke arasındaki bu durumun çözüme kavuşması için eli kalem tutan, okuyan herkesin daha duyarlı davranarak iki toplumun birleştiriciliği üzerinden mesajlar vermesi gerektiğini vurguladı. Müzisyen Garo Mafyan da bir sanatçı olarak bu topraklarda her zaman ortak yaşam vurgusunu yaptığını belirtti.

Mafyan, 1915 olaylarının tarihçiler tarafından araştırılması gerektiğini söyleyerek “Tarihin araştırılması ne benim işim ne başkasının işi” dedi. Papa Franciscus’un 1915 olaylarına ilişkin “20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapılmıştır” şeklindeki tepki toplayan sözlerine de değinen Mafyan, “Papa Katolik aleminin lideridir, Hristiyan dünyasının değil. Herkes bir şey söyler. Papa’nın sözleri onu bağlar” diye konuştu.

http://www.aydinlikgazete.com/politika/ermeni-kokenli-sanatci-ara-guler-hepimiz-turkuz-h68249.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir