TOYTUNÇ’ U KİM ÖLDÜRDÜ?

bnb. toytunç

Binbaşı TOYTUNÇ’u hatırlayanınız var mı?

Hava Piyade Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ!..

Bu ismi daha önce duymuş muydunuz?

Hatırlayamayanlar için hatırlatayım:

Batı Şeria’nın El Halil şehrinde küçük bir grup İsraillinin dışında çoğunluk Filistinlidir.

1994 yılında, Baruch Goldstein isimli bir İsrailli saldırgan, İbrahim Camii’nde 29 Filistinliyi öldürmüştü.

Bunun üzerine, El Halil şehrinde, “Geçici Uluslararası Mevcudiyet” (TIPH)(Temporary International Presence in Hebron ), adı verilen silâhsız bir güç oluşturuldu.  Bu “Gözlem Grubu” güçte Türkiye, Danimarka, İtalya, Norveç, İsveç ve İsviçre’den giden toplam 85 asker görev yapmaya başladı. Gücün fonksiyonu, El Halil kentinde Filistinliler ile Yahudi yerleşimciler arasında doğabilecek gerilimleri önlemekti.

1997 yılında El Halil şehri Filistin yönetimine devredildi ama bölgedeki çatışmalar devam ettiği için bu uluslar arası güç varlığını sürdürdü.

26 Mart 2002 günü, akşam saat 20 30 sularında, Filistin yönetiminde bulunan “El Halil” şehrindeki “Geçici Uluslararası Mevcudiyet Gücü” (TIPH)’ne  bağlı, askeri gözlemcilerin bulunduğu otomobile, şehrin biraz dışındaki “Halhoul” köprüsü yakınlarında, bir silâhlı saldırı düzenlendi.

Saldırı sonucunda otomobilde bulunan ve 6 aydır bölgede görev yapan Hava Piyade Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ  ve İsviçreli kadın asker (Catherine Berruex) öldü. Saldırıda Yüzbaşı Hüseyin ÖZARSLAN yaralandı ve hemen yardıma gelen İsrail güçleri tarafından Kudüs Sharezadek Hastanesine kaldırıldı.

toytunç3

Yaralanan Jandarma Yüzbaşı Hüseyin ÖZARSLAN, Kudüs şehrindeki hastanede tedavisi yapıldıktan sonra verdiği ifadesinde:

“ El Halil şehri dışında; karargâhtan hareketin ardından 5 dakika sonra, araçlarıyla ilerlerken, önce uzaktan ateş açıldığını ve daha sonra farların aydınlattığı bir bölgede, eli silâhlı ve Filistin polisi üniforması giymiş kişi veya kişiler gördüğünü; saldırganın elindeki silâhın bütün şarjörünü, araç içinde bulunanlara boşalttığını, araçta bulunan 3 kişinin de öldüğünü düşünerek, olay yerinden uzaklaştıklarını; acil yardım için telefonla ilgililere haber verdiğinde, olay yerine önce İsrail askerlerinin geldiğini, İsrail askerlerinin kendisine ve ağır yaralı İsviçreli bayan askere ilk müdahaleyi yaptıklarını, İsviçreli askerin olayın ardından sağ iken, bu sırada öldüğünü, ilk müdahale sırasında, olayı yaptığı düşünülen kişilerin tekrar olay yerini ateş altına aldıklarını, İsrailli askerlerin bir kısmının ise, bu kişilerle silahlı çatışmaya girdiklerini” söyledi.

Hava Piyade Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ’un naaşı, önce Nebrun’da bulunan Al Ahli Hastanesi’ne nakledildi; 27 Mart günü de Türkiye’den gönderilen uçakla alınarak Türkiye’ye getirildi.

toytunc1

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER, El Halil’deki Uluslararası Geçici Güç’te görev yapan Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ’un silâhlı saldırı sonucu şehit olması, Yüzbaşı Hüseyin ÖZARSLAN’ın da yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin KIVRIKOĞLU’na 27 Mart 2002 günü bir başsağlığı telgrafı gönderdi:

“El Halil’deki Uluslararası Geçici Güç’te görev yapan Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ’un silâhlı saldırı sonucu şehit olması, Yüzbaşı Hüseyin ÖZARSLAN’ın da yaralanmasından büyük üzüntü duydum.

Şehidimize Tanrı’dan rahmet, Ulusumuza, ailesine ve şahsınızda Türk Silâhlı Kuvvetlerimize başsağlığı, yaralı Yüzbaşımıza da acil şifalar diliyorum.”

Şehit TOYTUNÇ, 28 Mart 2002 günü, öğle namazını müteakip Kocatepe Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Antalya’ya nakledilerek burada toprağa verildi.

Ankara’daki cenaze törenine şehit Binbaşı TOYTUNÇ’un  ailesi ve yakınları ile Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER, TBMM Başkanı Ömer İZGİ, Başbakan Bülent ECEVİT, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin KIVRIKOĞLU katıldı.

Törende, çok sayıda bakan, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri, Genelkurmay eski başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı KARADAYI, Hava Kuvvetleri eski Komutanı emekli Orgeneral Ergin CELASİN, İsrail`in Ankara Büyükelçisi David Sultan, Filistin Büyükelçiliği Askeri Ataşesi ve müessif olayı duyup gelen binlerce vatandaş yer aldı.

toytunç2

Cenaze namazından sonra Binbaşı TOYTUNÇ’un naaşı Etimesgut Askeri Havaalanı’na, oradan da askeri uçakla Antalya’ya gönderildi; Antalya’da Muratpaşa Camii’nde binlerce Antalyalı’nın katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Mezarlığı’ndaki şehitlikte toprağa verildi.

TOYTUNÇ’un katil veya katilleri hâlâ yakalanamadı, olay unutuldu gitti!..

Yüzbaşı ÖZARSLAN, saldırganın Filistin Polisi kıyafeti giymiş birisi olduğunu söylüyor!..

Bir Filistinli mi tetiğe bastı?

Yoksa sorumluluğu bir Filistinliye yüklemek isteyen mi oldu?

İsrail Ordusu, saldırıdan Filistinlileri sorumlu tutarken, Filistinliler bu iddiayı reddediyor.

İsrail polisi, saldırganların olaydan hemen sonra El Halil’e veya yakındaki köylere kaçmış olabileceğini, söylüyor.

Olayın arkasında Filistin meselesine Türkiye’nin müdahil olmasını istemeyen İsrail mi var?

Yoksa, statükonun devamından yana olan Filistinliler mi ?

Müessif olaydan sonra Gözlem Grubu Sözcüsü, yaptığı açıklamada, El Halil’deki çatışmalar yüzünden son dönemlerde görevlerini yerine getiremediklerini, gözlemcileri çapraz ateşten korumak için çoğunlukla devriyeye çıkamadıklarını, belirtmiş. Demek ki, böyle olaylar bölgede sık sık oluyor ve bunun önlemi alınamamış !..

Yüzbaşı ÖZARSLAN, saldırganın elinde Kalaşnikof  silâhı gördüğünü söylüyor.

Ancak, Filistinli El Halil Belediye Başkanı Mustafa NETÇE, kurbanların üzerinden çıkan mermilerin, sadece İsrail askerleri tarafından kullanıldığını, şehit cenazesi üzerinde yapılan otopside çıkan kurşunların 5.56 mm.lik M16 makineli  tabanca mermisi olduğunu, bu mermilerin sadece ABD, NATO ülkeleri ile İsrail ordusunda kullanıldığını, Filistin silâhlı güçlerinin ise A47 isimli silâhı ve buna ait mermileri kullandıklarını, ileri sürüyor.

Peki, bu silâhı kullanan saldırgan, ölülere otopsi yapılacağını ve mermilerin hangi silâh tarafından atılacağının anlaşılacağını, bilmez mi?

Filistin Özerk Yönetimi de, saldırıdan İsrail Hükümeti’nin ve işgal kuvvetlerinin sorumlu olduğunu belirtti. Filistin Yönetimi Sözcüsü tarafından yapılan yazılı açıklamada, Binbaşı TOYTUNÇ ve Yüzbaşı ÖZARSLAN’ın da bulunduğu arabaya, El Falah ve El Cubari apartmanlarına yerleşen İsrail kuvvetlerince ateş açıldığı öne sürüldü. “Bu saldırının sorumlusu İsrail hükümeti ve işgal kuvvetleridir” denilen açıklamada, saldırıyla uluslararası gücün Tenet görüşmeleri ve Mitchell raporunun hayata geçmesine yönelik çabalarının engellenmeye çalışıldığı kaydedildi.

İsrail tarafından yapılan bir açıklamaya göre ise, olaya karıştığı belirlenen ve İslami Cihad örgütü üyesi oldukları bildirilen üç Filistinliden ikisi bir İsrail askeri kontrol noktasındaki çatışmada vurularak öldürülmüş, diğeri ise yakalanarak hapse mahkûm edilmiş.

Ayrıca, İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yaffa Ben ARİ’nin,  “Bizim bu konuda saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Her türlü soruşturma için işbirliğine hazırız” açıklamasını bir yana not alalım.

Kesin olan bir şey varsa, şu ana kadar, saldırının kimler tarafından ve neden yapıldığının netleşmemiş olması!…

İlginçtir, ne dönemin hükümeti, ne de Türk Silâhlı Kuvvetleri, bu olaydan sonra “NE OLUYOR?” diye sesini yükseltmedi!..

Olayın üstüne sanki bir sis perdesi örtüldü!..

Kimse hatırlamak istemiyor!..

Sis perdesini aralamayı düşünen yok!..

Ne zaman İsrail- Filistin konusu açılsa, Binbaşı TOYTUNÇ’un adının da telaffuz edilmesini bekliyorum, OLMUYOR!..

Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ, boşuna mı öldü?

31 Mayıs 2010 sabahını çok iyi hatırlıyorum.

30 Mayıs 2010 gecesi saat 22 00 sularında, Filistin’e yardım malzemesi götüren Mavi Marmara gemisine baskın yapılmış, 9 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

31 Mayıs 2010 sabahı saat 07 00’de, Levent’te, Büyükdere Caddesi’nde, İsrail Büyükelçiliği’nin bulunduğu plazaların önünde, on binlerce kişi toplanmıştı, hepsinin ellerinde aynı boy Filistin bayrağı ile başlarında aynı tip ve renkte bantlar vardı. “Ne zaman organize oldular, ne zaman bu hazırlığı yaptılar, ne zaman otobüsleri topladılar, ne zaman bu kadar kişiyi buraya getirdiler” diye hayretler içinde kalmıştım. Bir başka iş için o saatler oradaydım, o coşkuyu çok yakından gördüm.

İlgimi çektiği için not almıştım: Mavi Marmara gemisinde İsrail askerlerinin operasyonu sonucu hayatını kaybeden 9 Türk vatandaşının anısına, heykeltraş Roxanne Robinson ve Arevalo Beteta tarafından hazırlanan bir anıt İspanya’nın başkenti Madrid’de dikilmiş. Bu anıtta “Filistin’i tasvir eden yıkık dökük duvarların önünde masum bir çocuğun, insani yardım malzemelerinin yüklü olduğu “Mavi Marmara” gemisini sulara bırakması” heykelleştirilmiş.

Günümüzde, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, her fırsatta Mavi Marmara olayından söz ediyor.

Ne yazık ki, Binbaşı Cengiz TOYTUNÇ’u hatırlayan yok!..

Oysa, Binbaşı TOYTUNÇ, şehit olduğu göreve, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından gönderilmişti.

Aklıma takılıyor: acaba, bu müessif olay nedeniyle şehit Binbaşı TOYTUNÇ’un yakınlarına, her hangi bir kurum veya kuruluş tarafından tazminat ödenmiş midir, ya da özür dilenmiş midir?

Rahmetli Cengiz TOYTUNÇ’u ve onun şahsında bu vatanın birliği, bütünlüğü ve bekası için hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimizi ve daha sonra vefat eden gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, yaşayan gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Nur içinde yat, TOYTUNÇ…

Umarım bir yerlerde anılıyor ve hatıran yaşatılıyordur!..

(Yazının ilk yayım tarihi: 23 Mart 2014)

2 thoughts on “TOYTUNÇ’ U KİM ÖLDÜRDÜ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir