VASİL HARİZANOS

"..Kilisenin içinde ve dışında mahşeri bir kalabalık vardı. Vali Tümgeneral Refik TULGA, Merkez Komutanı Tuğgeneral Yusuf ALPMANSU, daha bir çok subay ve resmî zevat orada idiler.

Kilisenin ortasına konmuş ve başucunda haçlar, ikonlar bulunan Türk bayrağına sarılı tabutun etrafında askerler nöbet tutuyorlardı."

Yukarıdaki satırlar, 31 Aralık 1960 tarihli Cumhuriyet gazetesinden…

res-rumvasil03

İstanbullu Rumların geçmişte yoğun bir şekilde yaşadıkları Kurtuluş semtindeki Aya Lefter Mezarlığı’nda 1380 sıra numaralı mezarın üstünde, “Erzurum Şehidi Vasil Harizanos “ yazar.

Bir de asker kepli Vasil’in resmi dikkati çeker.

Aynı mezarda Vasil’in annesi Eleni ALTINYUVA (HARİZANU) ile büyükannesi Despina HARİZANU da gömülüdür.

Yanından geçerken göz ucuyla baktığımız mezarlar, kimi zaman sıradan, kimi zaman da sıra dışı hayat öykülerini barındırırlar.

Aya Lefter Mezarlığı’ndaki 1380 numaralı mezarın da, sıra dışı bir öyküsü var.

Hafif yana eğilmiş şapkasıyla görülen askerin adı, Vasil HARİZANOS…

 res-rumvasil01

Vasil’in Türk askeri üniformasını büyük bir gururla taşıdığı gözlerinden açıkça okunuyor.

Kurtuluş’luydu…

1 Nisan 1939 doğumluydu…

Rum Ortodoks Vasili HARİZANOS, vatan görevini büyük bir onurla Erzurum’da yapıyordu.

Yılbaşı yaklaşmak üzereydi…

Komutanı, ona arkadaşlarıyla birlikte Orduevi’ni yılbaşı gecesi için süsleme görevi vermişti.

22/23 Aralık 1960 gecesi, Orduevi’nin zemin katındaki salonunda yağlıboya yapılırken çıkan yangın, bir anda büyüdü.

O bağırış çağırış ve hengame içinde Vasil, alevlerin arasına dalıp üç arkadaşını teker teker dışarı çıkardı.

Dördüncü arkadaşını da çıkarmak için alevlerin arasında çırpınırken, dumandan boğuldu; koma halinde hastahaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı.

Piyade er Vasil’in cenazesi 26 Aralık günü Erzurum’da trene konulup İstanbul’a gönderildi ve 27 Aralık günü ailesine teslim edildi.

29 Aralık 1960 tarihli Milliyet gazetesinde, anne ve babasının verdiği ölüm ilânı okundu:

“22/12/1960 tarihinde Erzurum’da müessif bir yangın neticesinde şehit düşen oğlum Vasil HARİZANOS’un cenazesi 30/12/1960 Cuma günü saat 13 da Kurtuluş Aya Dimitri Kilisesinden askerî merasimle kaldırılarak Kurtuluş Rum Mezarlığı’na defnedilecektir.

İstanbul’un Rum cemaati doğal olarak cenaze törenine büyük ilgi gösterdi.

Embros gazetesinde Kurtuluş Rum Cemaati ile Kurtuluş Gençlik Kulübü’nün taziye ilânları yer aldı.

30 Aralık 1960 günü, Kurtuluş semti olağanüstü bir cenaze törenine şahit oldu.

O gün, Kurtuluş Aya Dimitri Kilisesi’nin içinde ve dışında mahşeri bir kalabalık vardı.

Vali Tümgeneral Refik TULGA, Merkez Komutanı Tuğgeneral Yusuf ALPMANSU, üst rütbeli subaylar, Vasil’in askerlik arkadaşları, resmî görevliler, okul öğrencileri, Rum cemaatinin ileri gelenleri ve din adamları kilisedeki törendeydiler.

Kilisenin ortasına konmuş ve başucunda haçlar, ikonlar bulunan Türk bayrağına sarılı tabutun etrafında askerler nöbet tutuyordu.

Her 10 dakikada bir, süngülü erler sükûneti bozmadan nöbet değiştiriyordu.

Kilisedeki dinî tören bittikten sonra, tabut askerlerin elleri üstünde taşınırken askerî bando Chopin’in cenaze marşını çalıyordu.

res-rumvasil02

Kilisedeki dinî törene katılan herkes, düzenlenen kortejle birlikte Kurtuluş’tan Feriköy’e kadar geldi.

Baruthane Caddesi’nden sola dönerek Aya Lefteris Mezarlığı’na vardı.

Kiliseden mezarlığa kadar yolun  iki tarafı  hınca hınç dolmuş, gözyaşları içinde şehit Vasil’in cenazesini izliyordu.

Mezarlık şapelinde dua okundu.

Sonraları Atina'ya yerleşip orada Profesör olan ve bilim dünyasında önemli bir yer işgal eden, o zamanlar CHP Gençlik Kolları İdare heyeti Üyesi Neoklis SARRİS, buradaki törende duygulu bir konuşma yaptı ve sözlerini,

“…Ey asker Vasilaki…Vatanına lâyık asker Vasilaki…Türk Milleti sana müteşekkirdir. Yolun açık olsun asker Vasil…Hatıran ebediye kadar yok olmadan kalsın. Elveda Türk askeri, elveda.” diyerek tamamladı.

İstanbul Valisi Tümgeneral Refik TULGA da yaptığı konuşmada,

“…Bu gerçek kahramanın gösterdiği cesaretten dolayı yalnız akraba ve yakınlarının değil, bütün Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin iftihar ettiğini” söyledi.

Tümgeneral Refik Tulga, konuşmasının sonunda Vasil’in ailesine ve yakınlarına hükûmet adına taziyelerini bildirdi.

2 Ocak 1961 günü, Ankara’da Ulus gazetesinde, Bülent ECEVİT’in, “Vasil HARİZANOS Adında bir Türk Eri” başlıklı yazısı yayınlandı.

“…Bir yangının alevinde kucak kucağa, ölümle karşılaşan erlerin, kimine Vasil, kimine Mehmet, Hüseyin yahut Ali dense de, her biri ayrı bir soydan, ayrı bir din  veya mezhepten gelse de, bu erlerin bütün ayrılıkları o alevde ‘tek bir demet gibi’ kaynaşarak göğe yükselmiştir. Her birinin üstündeki üniforma bir…Her birinin altında birleştikleri bayrakla, Vasil HARİZANOS’un tabutunu saran bayrak bir…”

Rıfat N. BALİ diyor ki:

“…Azınlıkların Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sırasında vatanlarına karşı görevlerini yerine getirmeyip ‘kan bedeli’ ödemedikleri hususunda yaygın bir yerleşik kanaatin olduğu Türk toplumunda Vasil Harizanos’un asker arkadaşlarını kurtarma pahasına canını feda etmesi, hem bir insanın yapabileceği en büyük fedakârlık olmasından, hem de yerleşik kanaatin aksine, bir Rum gencinin asker arkadaşlarını kurtarmak için hayatını feda etmeye hazır olduğunu ispat etmesinden dolayı söz konusu peşin yargıyı yıkan bir davranıştı. Bu nedenle Erzurum şehidi Vasil HARİZANOS lâyık olduğu askerî törenle defnedildi.”

Hatıran sonsuza  kadar yok olmadan yaşayacaktır Vasil HARİZANOS.

Nur içinde yat.

KAYNAKLAR:

(Rıfat N. BALİ, “Şehit Er Vasil Harizanos”, Toplumsal Tarih Dergisi, Mayıs 2007, Sayı:161; Milliyet, 29 Aralık 1960 ; Cumhuriyet, 31 Aralık 1960; Ulus, 2 Ocak 1961)

(Yazının ilk yayım tarihi: 6 Aralık 2007)

aakyol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir